Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrası “süresiz nafaka” uygulamasını düzenleyen Türk Medeni Kanunu’ndaki ilgili hükmü oy çokluğuyla iptal etti. Karar, kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırırken, özellikle kadın hakları savunucuları düzenlemeye tepki gösterdi.
Karara ilişkin değerlendirmelerde bulunan hukukçular, yoksulluk nafakasının Medeni Kanun’da sınırlı bir çerçevede düzenlendiğini ve her durumda süresiz olmadığını belirtti. Avukat Nazan Moroğlu, nafaka düzenlemelerinin yanlış bir algıyla tartışıldığını savunarak, kadınların ekonomik bağımsızlığı ve toplumsal eşitlik konularına dikkat çekti. Moroğlu ayrıca, geçmişte kadınların çalışma hakkının dahi eş onayına bağlı olduğunu hatırlatarak, mevcut tartışmaların toplumsal eşitlik perspektifinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi de karara tepki göstererek, AYM’nin kararının anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu öne sürdü. Açıklamada, “Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Öte yandan kadın örgütleri de kararın sosyal etkilerine dikkat çekti. Özellikle düşük gelirli ve güvencesiz işlerde çalışan kadınların boşanma sonrası ekonomik olarak daha kırılgan hale geldiği belirtilerek, düzenlemenin en çok emekçi kadınları etkileyeceği vurgulandı.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği tarafından yapılan açıklamada, kararın sadece hukuki değil aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğu ifade edildi. Açıklamada, boşanma sonrası yoksulluğun temel nedenlerinden birinin toplumsal eşitsizlik olduğu belirtilerek, düzenlemenin kadınlar üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.
AYM’nin gerekçeli kararının önümüzdeki aylarda açıklanması ve yeni yasal düzenleme sürecinin başlaması bekleniyor.