Bayat kahveyi anlamanın en belirgin yolu aroma ve tat kaybıdır. Taze kahvede hissedilen yoğun ve katmanlı kokular zamanla zayıflar, hatta tamamen kaybolabilir. Eğer kahve açıldığında neredeyse kokusuzsa ya da kartonumsu, düz bir koku veriyorsa bu genellikle bayatlamaya başladığını gösterir.
Demleme sırasında da bazı ipuçları ortaya çıkar. Taze kahve suyla temas ettiğinde hafif kabarma (blooming) yapar; bayat kahvede bu etki çok zayıf olur veya hiç görülmez. Ayrıca içim sırasında kahve daha acı, düz ve aromadan yoksun bir tat bırakır. Bu da oksidasyonun ilerlediğini gösterir.
Bayatlamayı geciktirmek için saklama koşulları oldukça önemlidir. Kahve; hava, ışık, nem ve ısıdan uzak tutulmalıdır. En iyi yöntem, kahveyi hava almayan, opak ve sıkıca kapanan bir kapta saklamaktır. Şeffaf kavanozlar ışık geçirdiği için ideal değildir.
Buzdolabında saklamak genellikle önerilmez çünkü kahve nemi kolayca çeker ve bu da aromasını bozar. Bunun yerine serin, kuru ve karanlık bir dolap tercih edilmelidir. Ayrıca kahve mümkünse öğütülmeden, çekirdek halinde saklanmalı ve demlemeden hemen önce öğütülmelidir. Bu sayede tazelik çok daha uzun süre korunur.