Mobil
Güzellik

Boşanma Davasında 'Güzelleşme' Üzerine Tartışma Yaşandı

23 Ocak 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
İstanbul'daki bir boşanma davasında yerel mahkeme, kadının makyaj yapmamasını bir "kusur" olarak değerlendirmişti; ancak İstinaf Mahkemesi dosyayı gözden geçirdi.

İstanbul'daki Boşanma Davasında Önemli Gelişme

İstanbul'da gerçekleşen bir boşanma davasında, yerel mahkemenin dikkat çeken kararına Bölge Adliye Mahkemesi'nden düzeltme geldi. Evlilik süreci boyunca şiddet ve ihmal iddialarının bulunduğu dosyada, kocanın öne sürdüğü “eşimin makyaj yapmaması kusurdur” savı, ilk derece mahkemesi tarafından kısmen kabul edilmişti. Ancak, İstinaf Mahkemesi bu yaklaşımı hukuken geçersiz bularak kararı iptal etti.

Dava sürecinde, kadının yaşadığı şiddet ve ihmal iddiaları önemli bir yer tutmaktadır.

Boşanma davasında kadın, eşinin evlilik sorumluluklarını yerine getirmediğini, darp edildiğini ve çocuğuyla birlikte zaman zaman evden atıldığını ifade ederek ayrılık talep etti. Davalı koca ise evlilikteki sorunların sebebinin eşi olduğunu iddia ederek, kadının “temel bakımına dikkat etmediğini ve makyaj yapmadığını” öne sürdü.

Mahkemenin Kararına İtiraz

İstanbul 6. Aile Mahkemesi, tarafların kusur durumlarını değerlendirirken kadına yöneltilen “kişisel bakım eksikliği” iddiasını kabul ederek az kusurlu saydı. Ancak, dosyayı yeniden inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin gerekçelerini yetersiz buldu.

Mahkeme, tanık beyanlarının yalnızca kadının makyaj yapmadığına ilişkin ifadeler içerdiğini vurgulayarak, bu durumun “kusur” olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Kararda ayrıca kadının ailesinin evliliğe müdahale ettiğine dair iddiaların somut delillerle desteklenmediği ifade edildi. Mahkeme, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan davranışların büyük ölçüde erkek tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, tüm kusurun davacı kocada olduğuna hükmetti.

İstinaf Mahkemesi'nden Bozma Kararı

İstinaf Mahkemesi, yerel mahkemenin kusur dağılımını hatalı bulması nedeniyle kararı bozdu ve kadının karşı davasının kabul edilmesi gerektiğine karar verdi. Böylece tarafların boşanmasına erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle hükmedildi; yerel mahkemenin tazminat ve nafakaya ilişkin değerlendirmeleri de bu doğrultuda yeniden düzenlendi.