Çocukların gelişiminde ebeveynleriyle kurduğu iletişim ve gördüğü ilgi önemli bir yer tutuyor. Ancak çocukla aynı ortamda bulunmak, onunla gerçekten ilgilenildiği anlamına gelmeyebiliyor. Ebeveynlerin çocuklarına ayırdığı zamanın niteliği, aile içindeki iletişimin güçlenmesinde belirleyici oluyor.
Çocuklar, anlattıkları konuların ebeveynleri tarafından önemsenmesini istiyor. Konuşurken telefonla ilgilenmek, televizyon izlemek veya başka işlere odaklanmak, çocuğun kendisini geri planda hissetmesine neden olabiliyor.
Bu nedenle çocuk konuşurken dikkatini ona vermek, göz teması kurmak ve söylediklerine karşılık vermek önem taşıyor.
Ebeveynlerin çocuklarıyla aynı evde olması, tek başına kaliteli iletişim anlamına gelmiyor. Birlikte geçirilen zamanın çocuğun ihtiyaçlarına ve duygularına odaklanılarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Kısa süreli ancak dikkatli ve samimi sohbetler dahi çocukla kurulan bağı güçlendirebiliyor.
Oyun oynamak, birlikte kitap okumak, yemek hazırlamak veya günün nasıl geçtiğini konuşmak çocukla iletişim kurmanın basit yolları arasında bulunuyor.
Bu aktiviteler sırasında ebeveynin tüm dikkatini çocuğa vermesi, onun kendisini değerli ve önemsenmiş hissetmesine yardımcı olabiliyor.
Çocuğun yaşadığı sorunları küçük görmek veya “Bunda üzülecek ne var?” gibi ifadeler kullanmak yerine, yaşadığı duyguyu anlamaya çalışmak daha sağlıklı bir iletişim kurulmasını sağlayabiliyor.
Çocuğunu gerçekten dinleyen, duygularını önemseyen ve onunla kaliteli zaman geçiren ebeveynler, güvene dayalı daha güçlü bir ilişki kurabiliyor.