Medyascope'un "Nasıl Bir Dünya, Nasıl Bir Türkiye?" isimli programında, Prof. Dr. Salih Bıçakçı, İsrail ve ABD'nin mevcut savaşta bir çıkış planı olmadığını ifade etti. El Cezire muhabiri Resul Serdar Ataş ise İran'ın Körfez ülkelerine yönelik eylemlerini, Washington üzerinde baskı oluşturma çabası olarak yorumladı.
İPM-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi ve Medyascope işbirliğiyle gerçekleştirilen bu bölümde, Prof. Dr. Salih Bıçakçı ve Al Jazeera muhabiri Resul Serdar Ataş, konuyu ele aldı.
Bıçakçı, İsrail hava kuvvetlerinin bu konumu vurduğunu belirtirken, Hamaney’in ölümü hakkında, bu durumun şimdiye kadarki en önemli gelişme olduğunu vurguladı.
Bıçakçı, Hamaney'in vefatının rejimi anında yıkmayacağını dile getirdi:
“Rejim kolayca çökmez, Devrim Muhafızları hemen dağılmaz demek yanıltıcı olabilir. 1979 sonrasındaki 10 yıllık İran-Irak savaşında İran, savaşını başarılı bir şekilde sürdürmüştü.”
Son seçimlerde katılım oranının yüzde 40 seviyelerine düştüğünü belirten Bıçakçı, ekonomik zorluklar ve işsizlik gibi faktörlerin sistemi içten zayıflattığını da ekledi.
Bıçakçı, yeni liderlik ile ilgili belirsizlikleri de gündeme taşıdı:
“Yeni liderin güvenlik deneyimi olacak mı, uluslararası diplomasi konusunda bilgisi var mı, uzman görüşlerine değer verecek mi? Bunu bilmiyoruz. Hamaney, önemli bir deneyim birikimine sahipti ve bu birikim, İran'ı zorlu süreçlerden kolayca çıkarmıştı.”
Bıçakçı, İran'daki farklı grupların durumuna da dikkat çekti: “Hiç kimse şu anda İslam rejiminin gitmesi gerektiğini savunmuyor ve geride ne kalırsa biz alırız demiyor. Gruplar arasında farklı düşünceler mevcut.”
El Cezire muhabiri Ataş, İran'ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef almasının nedenlerini şu şekilde açıkladı: “7 Ekim sonrası, bölgedeki tüm ülkeler bir sistemik değişim sürecine girdi. Yeni bölgesel düzen oluşurken İran’a yer kalmıyor; bu nedenle ya radikal bir dönüşüm geçirecek ya da toprak bütünlüğü bile tehlikeye girecek.”
Ataş, İran'ın 1982'den bu yana Lübnan'a yaptığı yatırımlara değinerek, Hasan Nasrallah ve ekibinin 19 günde tasfiye edildiğini vurguladı ve “Anlamlı bir karşılık verilemedi” dedi.
Ataş, İran'ın Körfez stratejisini aşamalı bir baskı modeli olarak tanımladı:
“İlk aşamada Amerikan askeri hedefleri hedef alınacak. Eğer bu yeterli baskıyı oluşturursa iyi. Ancak durdurmazlarsa, bir sonraki aşamada bölge ülkelerinin enerji altyapısını vuracağız. Bu da yetmezse, stratejik su ve gıda depolarını hedef alırız.”
Ataş, İsrail ve ABD’nin kırmızı çizgi tanımadığını belirterek, “İran da artık bizim de bir kırmızı çizgimiz yok” ifadesinde bulundu.
Medyascope, bağımsız gazeteciliği sürdürmek için senin desteğine ihtiyaç duyuyor. Hiçbir patron veya siyasi çıkarın etkisi altında kalmadan, kamu yararına çalışıyoruz. Doğru bilgiye erişim ve sitenin açık kalması, senin katkınla mümkün oluyor.