Göz çevresindeki cilt, yüzün diğer bölgelerine göre daha ince ve hassas bir yapıya sahip. Güneş ışınlarına maruz kalma ve tekrarlayan mimik hareketleri zaman içerisinde göz kenarlarında ince çizgilerin oluşmasına neden olabiliyor.
Özellikle gülümseme sırasında göz çevresindeki kasların sık hareket etmesi, kaz ayağı olarak bilinen çizgilerin daha belirgin hale gelmesinde etkili olabiliyor.
Botoks uygulamasında kullanılan botulinum toksini, sinirlerden kaslara iletilen uyarıyı geçici olarak azaltıyor. Böylece uygulama yapılan mimik kaslarının hareketi sınırlanıyor ve buna bağlı oluşan çizgilerin görünümü hafifleyebiliyor.
Amaç, kasları tamamen hareketsiz bırakmak yerine yüz ifadesini mümkün olduğunca doğal koruyacak şekilde uygun doz ve bölgelere uygulama yapmak oluyor.
Göz çevresi botoksu enjeksiyon yöntemiyle gerçekleştiriliyor. İşlem öncesinde bazı uygulamalarda bölgeye anestezik krem uygulanabiliyor ve işlemin ardından kişi günlük yaşamına dönebiliyor.
Uygulamanın mutlaka yüz anatomisine hakim, deneyimli ve yetkili bir sağlık profesyoneli tarafından yapılması önem taşıyor.
Botoksun etkisi işlemden hemen sonra tamamen ortaya çıkmıyor. Uygulamanın etkilerinin birkaç gün içerisinde belirginleşmeye başladığı ve sonucun yaklaşık 7-10 gün içerisinde daha net hale gelebildiği belirtiliyor.
Sonuçların kişiden kişiye değişebileceği ve kullanılan doz ile uygulama tekniğinin etkide rol oynayabileceği unutulmamalı.
Botoksun etkisi kalıcı değil. Uygulamanın etkisinin zaman içerisinde azalmasıyla birlikte mimik kaslarının hareketleri yeniden artabiliyor.
Kaynakta, göz çevresi botoksunun yaklaşık 4-6 ay sonrasında tekrarlanabileceği belirtiliyor. Ancak etki süresi kişinin metabolizması, kas yapısı, uygulanan doz ve tekniğe göre değişebiliyor.
Göz çevresi botoksunda uygulama bölgesinin doğru belirlenmesi büyük önem taşıyor. Göz kenarındaki kaz ayağı çizgileri ile göz altındaki çizgiler aynı bölge olarak değerlendirilmemeli.
Özellikle göz altındaki kaslara yapılacak uygulamaların farklı riskleri bulunabileceğinden, bu bölgedeki işlemler konusunda mutlaka uzman değerlendirmesi gerekiyor.
Botoksta fazla ürün kullanılması veya yanlış kasa uygulama yapılması doğal olmayan bir yüz ifadesine yol açabiliyor. Bu nedenle işlem sırasında kişinin yüz hareketleri ve anatomik yapısı dikkate alınmalı.
Doğal bir görünüm elde edilmesinde doğru bölgenin belirlenmesi, uygun dozun kullanılması ve enjeksiyon tekniğinin doğru uygulanması önemli rol oynuyor.
Botoks yaptırmayı düşünen kişilerin işlem öncesinde sağlık durumlarını ve kullandıkları ilaçları uygulamayı gerçekleştirecek sağlık profesyoneline bildirmesi gerekiyor. Hamilelik gibi özel dönemlerde ise işlem konusunda mutlaka doktor değerlendirmesi alınmalı.
Göz çevresi oldukça hassas bir bölge olduğu için işlem öncesinde olası riskler, beklenen sonuçlar ve alternatif uygulamalar hakkında ayrıntılı bilgi alınması önem taşıyor.