Sekiz yıl hemşire olarak görev yapan Nesibe Ataş, memuriyetten ayrılarak ailesinden gelen arıcılık geleneğini sürdürme kararı aldı. Çevresinden gelen eleştirilere rağmen hayallerinin peşinden giden Ataş, dijital girişimcilik ile arıcılığı birleştirerek kendi bal markasını kurdu.
Adana’da dünyaya gelen Nesibe Ataş, çocukluk yıllarını sınırlı imkanlarla geçirdi. Ailesinin eğitim konusundaki kararlılığı sayesinde öğrenimini sürdüren Ataş, üniversite eğitimini Ankara Gazi Üniversitesi Hemşirelik Bölümü’nde tamamladı.
Mezuniyetinin ardından meslek hayatına İstanbul’da başlayan Ataş, daha sonra Mersin’de hemşire olarak görev yapmaya devam etti. Yaklaşık sekiz yıl boyunca sağlık sektöründe çalışan genç kadın, bu süreçte kendini farklı alanlarda geliştirmek için eğitimler aldı.
Hemşirelik yaptığı dönemde dijital pazarlama, e-ticaret ve sosyal medya alanlarında kendisini geliştiren Ataş, zaman içinde kendi işini kurma fikrine yöneldi.
Daha özgür ve üretken bir çalışma hayatı hayal eden Ataş, bu hedef doğrultusunda bir yıllık ücretsiz izin sürecini girişimcilik çalışmalarına ayırdı.
Edindiği deneyimlerin ardından farklı alanlarda da başarılı olabileceğine inanan genç girişimci, hemşirelik görevinden ayrılma kararı aldı.
Ataş’ın yeni yolculuğunda en önemli adımlardan biri, ailesinin yıllardır sürdürdüğü arıcılık mesleği oldu.
Çocukluğundan beri içinde büyüdüğü bu alana duyduğu bağlılık ve ailesine karşı hissettiği vefa duygusu, onu arıcılığa yönlendiren temel nedenlerden biri oldu.
Dijital girişimcilik deneyimini ailesinin üretim tecrübesiyle birleştiren Ataş, kendi bal markasını kurarak tüketiciyle buluşturdu.
Çevresindeki bazı kişilerin kariyer değişikliğine şaşırdığını anlatan Ataş, birçok kişinin kendisine “Hemşirelik bırakılır mı?” şeklinde tepki verdiğini söyledi.
Ancak kendi kararının arkasında duran genç girişimci, bugün geriye baktığında doğru bir seçim yaptığını düşündüğünü ifade etti.
Kendi çalışma düzenini oluşturmanın ve sevdiği işi yapmanın kendisine büyük mutluluk verdiğini belirten Ataş, yeni mesleğinde emin adımlarla ilerlediğini dile getirdi.
Arıcılığın dışarıdan göründüğü kadar kolay bir meslek olmadığını vurgulayan Ataş, doğa koşullarının üretimde belirleyici olduğunu söyledi.
Ormanlık alanlarda çalışmanın elektrik, su ve internet gibi imkanlar açısından zorluklar oluşturduğunu belirten Ataş, hava şartlarının da doğrudan üretimi etkilediğini ifade etti.
Buna rağmen kendi işinin patronu olmanın büyük bir özgürlük sunduğunu aktaran Ataş, günlerinin erken saatlerde başlayıp kovan kontrolleri, arı bakımı ve hasat çalışmalarıyla geçtiğini anlattı.
Ataş, hemşirelik ile arıcılık arasında önemli bir ortak nokta bulunduğunu belirterek iki mesleğin de insanlara fayda sağlama amacı taşıdığını söyledi.
Hemşirelik döneminde edindiği sağlık bilgisinin, bugün doğal ürünler konusunda tüketicileri bilinçlendirmesine yardımcı olduğunu ifade eden Ataş, eski mesleğinin izlerini yeni işinde de taşıdığını dile getirdi.
Arıcılıkta üretimin her yıl değişkenlik gösterebildiğini belirten Ataş, önceliğinin yüksek kaliteli ve güvenilir ürünler üretmek olduğunu söyledi.
Bal sektöründe tüketicilerin en büyük endişelerinden birinin güven olduğunu vurgulayan Ataş, doğal üretim yöntemlerine önem verdiklerini ve ürün kalitesini korumaya çalıştıklarını ifade etti.
Arıcılığa başlamak isteyenlere de önerilerde bulunan Nesibe Ataş, bu mesleğin yalnızca kazanç amacıyla yapılmaması gerektiğini söyledi.
Doğayla iç içe çalışmanın sabır ve emek istediğini belirten Ataş, kaliteli üretim ve dürüstlüğün uzun vadede en büyük başarı anahtarı olduğunu vurguladı.
Genç girişimci, arıcılıkta en değerli sermayenin tüketicinin güveni olduğunu belirterek, kendi hikayesinin de bu anlayış üzerine kurulduğunu ifade etti.