Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Boston Consulting Group (BCG) iş birliğiyle hazırlanan yeni bir rapor, kadınların her yıl toplamda yaklaşık 75 milyon yıl sağlıklı yaşam kaybı yaşadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, her bir kadının yılda ortalama bir hafta sağlıklı yaşam süresinden feragat etmesi anlamına gelmektedir.
Kadınlar ve kız çocukları, dünya genelinde nüfusun yüzde 49'unu teşkil etmektedir. Rapora göre, kadın sağlığına yapılan özel sağlık yatırımlarının yalnızca yüzde altısını kapsadığı belirtilmektedir. Ayrıca, kadın sağlığına odaklanan şirketlerin toplam yatırımların yüzde birinden daha az bir pay aldığı vurgulanmaktadır. BCG'den Trish Stroman ve WEF'ten Shyam Bishen, raporda "Cinsiyet eşitliği ilerleme kaydetti, ancak kadın ve erkekler arasındaki sağlık sonuçlarındaki fark hâlâ kayda değer" ifadesine yer vermektedir.
Sağlık teknolojileri alanında ise durum daha da endişe verici bir hal almıştır. Uluslararası finansal hizmetler kuruluşu Alantra'nın yaptığı analiz, kadın sağlığına odaklanan şirketlerin 2023 yılında sağlık teknolojilerine yapılan 41,2 milyar dolarlık yatırımın yalnızca yüzde 2’sini alabildiğini göstermektedir. BCG tarafından gerçekleştirilen araştırmalar, ABD’de yaşayan kadınlar için uygun tarama ve daha iyi sağlık hizmetlerinin, menopoz, osteoporoz, Alzheimer hastalığı ve kardiyovasküler hastalıklar gibi dört önemli rahatsızlığa odaklanarak 100 milyar dolardan fazla bir piyasa değeri oluşturabileceğini ortaya koymaktadır. Raporda, "Bu durum yalnızca bir kamu sağlığı açığı değil, aynı zamanda tarihsel ölçekte bir piyasa verimsizliğidir" ifadelerine yer verilmektedir.
Endometriozis, anne sağlığı, premenstrüel sendrom (PMS), menopoz ve rahim ağzı kanseri gibi kadınlara özgü beş sağlık sorunu, kadınlardaki toplam hastalık yükünün yüzde 14’ünü oluşturmaktadır. Ancak, bu konularda yapılan araştırma fonları son yıllarda yüzde 1'den daha az bir pay almıştır. 2020 ile 2025 yılları arasında sağlık özel sektöründeki toplam finansmanın 2,87 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir.
Bu finansmanın yalnızca yüzde altısı, yani yaklaşık 175 milyar doları kadın sağlığına ayrılmıştır. Bu finansman, çoğunlukla üreme sağlığı, kadın kanserleri ve anne bakımı alanlarında yoğunlaşmaktadır. Bu hastalıklar, 2020 ile 2025 yılları arasında belirlenen toplam finansman etkinliklerinin yaklaşık yüzde 80'ini ve belirlenen sermayenin yüzde 90'ını oluşturmaktadır.