Pandemi dönemi, moda ile olan etkileşimimizi önemli ölçüde dönüştürdü. Uzun süre evde kalmanın ve rahat giyimin ön plana çıkmasının ardından, modaya dönüş süreci birçok kişi için zorlu bir süreç haline geldi. Ancak, yeni sezon, modayı yeniden sevmemiz için birçok neden sunmakta.
Rahat kesim ve maskülen tarzda blazer ceketler, moda sahnesinde yeniden dikkat çekiyor. Dries Van Noten, Paco Rabanne ve Chloé gibi markalar bu akımı destekliyor.
İngiliz tarzının simgesi Barbour, özellikle 90’lar modasına dönüşle popülaritesini artırdı.
Pandemi ile birlikte maskeler, yalnızca sağlık amacıyla değil, aynı zamanda stilin tamamlayıcısı olarak da kullanılmaya başlandı.
Yalnızca temel eşyaları taşımaya yarayan küçük çantalar, yeniden trend haline geldi.
Markaların sınırlı sayıda ürettiği kapsül koleksiyonlar, moda dünyasında daha fazla dikkat çekmeye başladı.
Evde geçirilen zamanın ardından rahatlık öncelikli hale gelse de, topuklu ayakkabılar yeniden geri döndü.
Dolaplarda bulunan eski kıyafetlerin yeniden tasarlanması ve kullanılması, günümüzde bir trend haline geldi.
Cilt bakımı ve doğal güzellik ürünlerine olan ilgi son zamanlarda artış gösterdi.
Eski Levi’s jean’ler ve vintage parçalar yeniden popülerlik kazandı.
Tek parça ve dikkat çekici aksesuarlar, sade kombinlerin vazgeçilmez tamamlayıcıları arasında yerini aldı.
Moda, pandemi sonrası dönemde daha rahat, sürdürülebilir ve bireysel tarza odaklanan bir yapıya evrildi. Bu değişim, modayı yeniden sevmek için birçok yeni neden sunuyor.