Alya, Deniz'i koruma içgüdüsüyle sessiz kalmayı seçerken, Ecmel'in Cihan'a silah doğrultmasıyla oğlunun yerini açıkladı.
Ecmel, Boran ile birlikte Bismil'e doğru hareket ederken, Cihan Kadir'i Deniz ile birlikte otelden ayrılması için uyardı.
Bir yanda Alya ile Cihan, diğer yanda ise velayet hakkını talep eden Ecmel ve Boran... İki taraf arasındaki kovalamaca, Boran'ın oğlunu almasıyla sona erdi.
Cihan, baygın bir halde konağa getirdiği Alya'nın çığlıklarıyla sarsıldı.
Alya'nın sesine koşan Cihan, onun rüya gördüğünü bilse de durumu kötüleştirmemeye çalıştı.
Olanlara üzülen Zerrin ve Fidan, tüm yeminlerini unutarak Albora Konağı'nı ziyarete gittiler.
Ailenin konuşması, Cihan'ın yükselen alevleri görmesiyle kesildi.
İçten içe intikam planları yapan Cihan, Erol'dan gelen telefonla harekete geçmeye karar verdi.
Şahin, Kaya, İhtiyar ve Kadir'i de yanına alarak Nadim'in sevkiyatını basan Cihan; Alya'ya verdiği sözü yerine getirdi.
Boran'a karşı yeni bir strateji geliştiren Sadakat, Vurgun ve Hasan ile görüştü.
Deniz'in annesine olan özlemini daha fazla göz ardı edemeyen Boran, hayatının en büyük hatalarından birini yaparak Alya ile birlikte otelden ayrıldı.
Asansörde ikiliyi gören Yalçın, durumu Nare'ye bildirdi.
Çok geçmeden bu haber Cihan'a da ulaştı. Elindeki bilgileri birleştiren Cihan, hemen Alya'yı aramaya koyuldu.
Elleri ve gözleri bağlı olarak bindiği arabadan kurtulmayı başaran Alya, ormanlık alana kaçtı; ancak bu kaçış uzun sürmedi. Dengesini kaybederek düştü ve yaralandı.
Alya'yı bulmak için yemin eden Cihan, adamlarını ormana yönlendirdi.
Havanın kararması, Cihan'ın işini daha da zorlaştırdı. Son anda gördüğü bir iz, Cihan'ın umutlarını yeniden yeşertti.
Boran'dan kurtulmayı kafasına koyan Sadakat, planını uygulamaya başladı.
Oğlunu verdiği adrese çağıran Sadakat, Boran'a TIR'a binerek Nusaybin sınırından Suriye'ye geçmesini söyledi; en büyük destekçisi ise Vurgun'du.