Kardiyologlar, astımın yalnızca solunum yollarını etkileyen bir hastalık olmadığını vurguluyor ve kalp ile damar sağlığı üzerinde de önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Zafer Işılak, astım hastalarında görülen kronik iltihaplanmanın ve ataklar sırasında yaşanan oksijen seviyesindeki düşüşlerin kalp-damar sistemine ek bir yük getirebileceğini ifade etti. Işılak, özellikle kontrolsüz astım durumlarında kardiyovasküler risklerin artma ihtimaline dikkat çekti.
Uzmanlar, astım atakları sırasında kalp hızındaki artış, stres tepkileri ve oksijen seviyelerindeki değişimlerin kalp kası üzerinde baskı yaratabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, uzun süreli hastalık yönetiminde kullanılan bazı tedavi yöntemlerinin dolaylı etkilerinin de dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.
Astımın artık yalnızca bir solunum yolu hastalığı değil, tüm vücudu etkileyen sistemik bir durum olarak ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Bu bağlamda, hastaların düzenli olarak kardiyolojik muayeneden geçmesinin önemi vurgulanıyor.
Uzmanlar, özellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde kalp-damar risk değerlendirmelerinin rutin sağlık kontrollerinin bir parçası haline gelmesi gerektiğini belirtiyor.