Mobil
Sağlık

Yanlışlıkla Tüketilen Kimyasallar, Çocuklarda Yemek Borusu Yaralarına Yol Açabilir

29 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Uzm. Dr. Türkmen, "Hatalı bir şekilde alınan kimyasal ürünler yemek borusunda yaralanmalara ve deliklere yol açabilir, bu da hayati bir tehlike oluşturur." dedi.

Kimyasal Maddelerin Güvenliği Üzerine Uyarılar

Uzm. Dr. Türkmen, evlerde kullanılan kimyasal ürünlerin, çocukların erişemeyeceği yerlerde saklanmadığı takdirde, çocuklar tarafından kolayca erişilebileceğini ifade etti.

Bazı kimyasal maddelerin renklerinin çocuklar için çekici olabileceğini belirten Türkmen, emekleme ve yürüme aşamasındaki çocukların bu maddelere ilgi göstererek ağızlarına alabileceklerini dile getirdi.

Kimyasal maddelerin ağız yoluyla alınması, ciddi yaralanmalara yol açabilir.

Bu maddelerin ağızdan alındığında, tükürükle birlikte yutulmaları durumunda asidik ve alkali özellikleri nedeniyle aşındırıcı etkiler oluşturabileceğinin altını çizen Türkmen, bu durumun tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

Temizlik Ürünleri ve Çocuk Güvenliği

Uzm. Dr. Türkmen, "Yanlışlıkla kimyasal maddelerin içilmesi, yemek borusunda hasara ve delinmelere yol açabilir. Bu hayati bir tehlike ve ciddi bir sorundur. Bu nedenle, temizlik ürünlerinin çocukların ulaşamayacağı alanlarda saklanması önemlidir." şeklinde konuştu.

Her yıl, kimyasal madde alımına bağlı olarak ortalama 170-180 hasta başvurmaktadır.

Bu tür vakalarda hastaların bazen günlerce beslenemediğini belirten Türkmen, bazı durumlarda mideden tüp açılarak beslenme yapılmak zorunda kalındığını ve birçok hastanın tekrarlayan endoskopik işlemlere maruz kaldığını ekledi.

Kimyasal Maddelerin Tehlikeleri

Marmara Üniversitesi'nin bulunduğu yer itibarıyla birçok hastaya hizmet verdiklerini ifade eden Türkmen, "Kimyasal madde maruziyeti nedeniyle endoskopi gereksinimi olan hastaların sayısı 60-70 arasında değişmektedir. Endoskopi sonrası özefagusta yaralanma oranı ise yüzde 10 ile 20 arasında görülmektedir." dedi.

Bazı kimyasal maddelerin uçucu etkileri olduğunu belirten Türkmen, bu maddelerin ağız yoluyla alındığında havayollarında hasara yol açabileceğini ve bu durumun akciğerlerde ciddi sorunlara neden olabileceğini ifade etti.

Yemek borusunda oluşan hasarların ilerleyen dönemlerde daralmaya yol açabileceğini ve bu durumun tekrarlayan endoskopik işlemlerle genişletilmeye çalışıldığını vurguladı.

Bu süreçte hastaların çeşitli risklerle karşı karşıya kalabileceğini aktaran Türkmen, çok nadir de olsa yemek borusunda kanser gelişimi olabileceğini dile getirdi.

Türkmen, ailelere şu uyarılarda bulundu:

  • Temizlik ürünleri, çocukların erişemeyeceği yerlerde ve kilitli dolaplarda saklanmalıdır.
  • Etiketsiz ve markasız ürünler satın alınmamalıdır.
  • Bu maddeler, günlük kullanılan bardak veya kaplara aktarılmamalıdır; çocuklar bunları su ya da içecek sanarak içebilir.
  • Böyle bir durumla karşılaşılması halinde kesinlikle kusturma yapılmamalı ve çocuk hemen hastaneye götürülmelidir.

Bir Ailenin Deneyimi

İstanbul'da yaşayan Nurcan Özyıldırım, 3 yıl önce kızının kimyasal bir ilaç yüzünden hastaneye kaldırıldığını anlattı. Olayın yaşandığı dönemde kızı 8 yaşındaydı.

Böceklerle mücadele amacıyla komşularla birlikte etiketsiz bir ilaç aldıklarını belirten Özyıldırım, "İlaç, bir bardağa koyulmuştu ve yüksek bir yere yerleştirilmiş olmasına rağmen kızım bir akşam o ilacı içti." dedi.

Durumun fark edilmesiyle acilen ambulans çağırdıklarını ve hastaneye gittiklerini belirten Özyıldırım, tedavi sürecinin oldukça uzun ve zorlu geçtiğini dile getirdi.

Olayın üzerinden 2,5 yıl geçtiğini belirten Özyıldırım, ilk etapta 3 hafta hastanede kaldıklarını ve kızının yemek borusunun yanması nedeniyle ağızdan beslenemediğini, damardan beslendiğini aktardı.

Yemek borusundaki yanıkların daralmalara yol açtığını ve bu daralmaların endoskopik yöntemlerle genişletildiğini ekleyen Özyıldırım, bu işlemlerin yaklaşık ayda bir tekrar ettiğini ifade etti.

Kızının tekrar yemek yiyemez hale geldiğini belirten Özyıldırım, "Bir endoskopi sırasında yemek borusunda delinme meydana geldi. O andan itibaren midesinden beslenmeye başladı." şeklinde konuştu.

Doktorların yardımıyla süreci atlattıklarını belirten Özyıldırım, "Daha ağır sonuçlar da olabilirdi. Şu an iyiyiz, çok şükür. Eve kesinlikle etiketsiz kimyasal sokulmamalı ya da içilebilecek bir şeyin içerisine konulmamalı. Ben bardağa koyduğum için çok pişmanım." dedi.

Özyıldırım, "Eğer kavanoza koysaydım ya da hiç almasaydım bunu yaşamayacaktık. Yüksek yerlere koyun ama mutlaka ulaşamayacakları şekilde olsun. Etiketsiz hiçbir kimyasal alınmamalı." şeklinde uyarıda bulundu.