BAFTA Ödül Töreni Londra'da Gerçekleşti
Dün gece, BAFTA Ödül Töreni Londra'daki Royal Festival Hall'da düzenlendi. Bu yılki etkinlik, sadece kazananlarıyla değil, aynı zamanda kırmızı halıda gözlemlenen değişen güzellik anlayışıyla da dikkat çekiyor. Geleneksel dramatik görünümler yerine, zarafeti ve heykelsi duruşu ön plana çıkaran bir yaklaşım benimsendi. Bu durum, katılımcıların makyaj ve saç stillerinin de minimal bir estetik anlayışla şekillendiğini gösteriyor.
Hollywood'un Oscar'ı ile Londra'nın BAFTA'sı arasındaki farklılıklar, katılımcıların tercihlerini etkiliyor. Bir taraf gösterişe yönelirken, diğer taraf oyunculuk becerisine odaklanıyor. Geçtiğimiz gece, yıldızların ortak bir dil oluşturduğu "aura beauty" akımının, yaklaşan Oscar Töreni'ni nasıl etkileyeceği merak konusu.
Gecenin Güzellik Temaları
Gecede, saç ve makyaj sanatçıları, dramatik görünümlerden uzak durarak daha doğal bir estetik tercih ettiler. Amaç, yüz ifadelerinin ön plana çıkmasına olanak tanımaktı. "Aura beauty" anlayışı, mükemmel görünümden ziyade, doğal özelliklerin vurgulanmasını hedefliyor. Çillerin tamamen kapatılmaması, göz altlarının pürüzsüz görünmesinin amaçlanmaması ve yüzün maske gibi görünmemesi bu akımın temelini oluşturuyor. Emma Stone'un yüzündeki canlılık ve Carey Mulligan'ın doğal görünümleri, bu yüzden akılda kalıcı hale geldi.
BAFTA fotoğraflarında dikkat çeken bir diğer unsur ise, yıldızların daha uzun ve ince görünmeleriydi. Bu etki, sadece couture kıyafetlerden kaynaklanmıyor; makyaj ve saç sanatçılarının oluşturduğu optik illüzyonlar da önemli bir rol oynuyor. Boyun uzunluğunu artırmak, yüz hatlarını belirginleştirmek ve genel görünümü iyileştirmek için birkaç basit hile yeterli oldu.
Prenses Kate'in Zarafeti
Geceye damgasını vuran isimlerden biri Prenses Kate oldu. Uzun, dalgalı saçları dikkat çekerken, dekoltesi boynu daha uzun gösteriyor. Bu seçim, aristokrat zarafetinin klasik kurallarına uygun bir tercih. Hafif yukarıdan çekilen fotoğraflar, boyu uzatırken, makyajın transparan yapısı aura güzelliği hissini pekiştiriyor. Kate'in yüzü, bir kraliyet portresinde olduğu gibi sakin ve canlıydı.
Alia Bhatt ve Renate Reinsve'nin Minimalist Yaklaşımları
Alia Bhatt'ın Marilyn Monroe'dan esinlenen görünümü, vintage Hollywood dokusunu taşırken, sade makyajıyla dikkat çekiyor. Allık, şakaklara doğru uzatılarak yüzü yukarı kaldırıyor. Renate Reinsve ise, doğal görünümü ve cilt tonunu eşitleme odaklı makyajıyla BAFTA'nın Avrupa ruhunu en iyi temsil eden isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Emma Stone'un gevşek ense topuzu, romantik bir hava yaratırken, arka planda titiz bir mimari hesaplama ile destekleniyor. Düşük topuz ve yakın ayrım, çeneyi inceltirken, saçın hareketi yüzü uzatıyor. Carey Mulligan'ın kısa saçındaki benzer prensip, yüz hatlarını belirgin bir şekilde ortaya çıkarıyor.
Kylie Jenner ve Diğer Yıldızların Seçimleri
Kylie Jenner, BAFTA'da yürümemiş olsa da, sevgilisi Timothee Chalemet'e verdiği destekle dikkat çekti. Amerikan glam tarzıyla tanınan Jenner, Londra'daki sade görünümüyle ilgi topladı. Sert kontür yerine yumuşak tonlarda bir makyaj tercih etti ve saçını ortadan ayırarak dikey silüet kodlarına uyum sağladı.
Jessie Buckley'in görünümü, çabasız bir otoriteyi simgeliyor. Saçın doğal hareketi ve hafif makyajı, aura güzelliği hissini güçlendiriyor. Dudaklar, baskın tonlardan ziyade balm ile renklendirilerek dikkat çekiyor.
Rose Byrne ve Diğer Öne Çıkanlar
Hollywood'dan Londra'ya geçiş yapan oyunculardan biri olan Rose Byrne, ultra pürüzsüz bir ense topuzuyla dikkat çekti. Düşük konumlandırılan topuz, boynu uzatırken, makyajda yoğun kontür yerine saten bitişli cilt tercih edilmesi aura görünümüne katkı sağlıyor. Kısa bixi kesimli saçları, yüzü yukarı taşıyan modern bir çerçeve oluşturuyor.
Carey Mulligan'ın kısa saç tercihi, yüz hatlarının heykelsi bir duruş sergilemesini sağlarken, doğal ve soft bir görünüm yaratıyor. Kırmızı Prada elbisesiyle dikkat çeken Hudson ise, minimalizm hissi uyandıran bir estetikle karşımıza çıkıyor. Temiz görünümlü makyaj ve sıkı toplanmış saçları, güçlü bir yüz mimarisi sunuyor.