İran'a Yönelik Saldırılar Üzerine Analiz
NYT'de yayımlanan, kimliği gizli kalan birçok Amerikalı, İsrailli ve İranlı yetkilinin görüşlerine dayanan bir analizde, ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırılarının arka planı ele alındı.
Trump ve Netanyahu'nun Görüşmesi
Analizin başında, "Başkan Trump'ın İran'a askeri müdahale konusunda istekli olması, diplomatik müzakereleri sona erdirmek isteyen İsrail lideri Binyamin Netanyahu tarafından desteklendi. Başkanın danışmanlarından birkaçının bu duruma itiraz ettiği belirtildi." ifadesi yer aldı.
Yazıda, Trump'ın 11 Şubat'ta Oval Ofis'te kapalı kapılar ardında Netanyahu ile yaptığı görüşmede, Netanyahu'nun, Başkanı İran'a saldırmaya ikna etmek için her türlü çabayı sarf ettiği değerlendirildi.
Askeri Stratejiler ve Destek
Analizde, bu toplantıda iki liderin, savaş ihtimali ve potansiyel saldırı tarihleri hakkında konuştuğu vurgulandı. Trump'ın İran'a saldırmayı düşünmesinde, Venezuela'daki Nicolas Maduro'ya yönelik askeri operasyonun sağladığı "öz güvenin" etkili olduğu ifade edildi.
NYT'nin derinlemesine incelemesinde, "ABD'nin İran'a saldırma kararı, Trump'ın zayıflamış bir rejimi hedef almanın gerekliliğini savunan Netanyahu için bir kazanım oldu." denildi. Aralık ayında Trump'ın Mar-a-Lago malikanesinde Netanyahu, İran'ın füze üslerine saldırmak için Başkan'dan onay talep etti. İki ay sonra, daha fazlasını elde ederek, İran rejimini devirmek için tam anlamıyla bir savaşta ortaklık sağladı.
Yazıda, Beyaz Saray'daki Durum Odası'nda yapılan İran toplantısında JD Vance'in "büyük ve hızlı hareket edelim" ifadesini kullandığı belirtildi.
Askeri Harekatın Hazırlıkları
Ocak ayının sonlarında olası savaş planları üzerinde çalışan ABD ordusunun, Trump'a genişletilmiş askeri seçenekler sunduğu kaydedildi. Şubat ortasına kadar Pentagon'un, birkaç haftalık bir askeri operasyon yürütebilecek bir güç oluşturduğu ifade edildi.
Analizde, 18 Şubat’ta Durum Odası’nda gerçekleştirilen bir başka toplantıda, Genelkurmay Başkanı Orgeneral John Caine'in, ABD güçlerinin İran'ı müzakerelere zorlamak amacıyla sınırlı bir saldırı düzenleyebileceği veya hükümetin devrilmesi için daha geniş bir operasyon gerçekleştirebileceği seçeneklerini tartıştığı vurgulandı.
Ayrıca, askeri harekata karşı çıkan Cumhuriyetçilerden Tucker Carlson'ın Trump ile Oval Ofis'te yaptığı görüşmede, "ABD'nin İran ile savaşa girmesi durumunda askeri personelin, enerji fiyatlarının ve bölgedeki Arap ortaklarının karşılaşabileceği riskleri" anlatarak savaşa karşı çıktığı belirtildi.
Analizde, Carlson'ın, Trump'a, yalnızca İsrail'in İran'a saldırma isteği nedeniyle ABD'nin bu ülkeye saldırmaması gerektiğini ve "İsrail tarafından köşeye sıkıştırılmaması gerektiğini" aktardığı ifade edildi.
NYT'ye konuşan dört İranlı yetkili, İranlıların gün ışığında bir saldırı olasılığının düşük olduğuna inandığını ve Hamaney'in yakın çevresine, "savaş çıkması durumunda, tarihte unutulmuş bir lider olarak yargılanmaktansa yerinde kalıp şehit olmayı tercih edeceğini" söylediğini aktardı.
İran'a Yönelik Saldırılar ve Sonuçları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken, 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da buna karşılık, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi bölge ülkelerine saldırılar düzenledi.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra birçok üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin yaşamını yitirdiğini, 747 kişinin ise yaralandığını duyurdu.