Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

20 Şubat 2026 Cuma İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

İstanbul'da Görülmesi Gereken Mekanlar (2026) - Kesinlikle Ziyaret Edilmesi Gereken Noktalar Listesi

E
Yazar Medya
5 dk okuma 59 okunma Yayınlanma: 20 Şubat 2026 10:52 Güncelleme: 20 Şubat 2026 12:47
İstanbul'da Görülmesi Gereken Mekanlar (2026) - Kesinlikle Ziyaret Edilmesi Gereken Noktalar Listesi
İstanbul'da Görülmesi Gereken Mekanlar (2026) - Kesinlikle Ziyaret Edilmesi Gereken Noktalar Listesi Foto: Yazar Medya

Kadıköy, Anadolu yakasının en canlı ve kalabalık bölgelerinden biri olarak bilinmektedir. Bu ilçede, yemek ve eğlence alanında birçok işletme bulunmaktadır. İstanbul'u ziyaret edenler, Taksim'den sonra Kadıköy'e uğrayarak bu bölgenin güzelliklerini ve neşeli atmosferini deneyimlemeyi tercih etmektedir.

528 yılında Bizans İmparatoru Anastasius Oilosuz tarafından inşa edilen kule, başlangıçta ahş malzemeden yapılmıştır. II. Mahmut döneminde, 1967 yılında mevcut halini almıştır. 70 metre yüksekliği ile Galata Kulesi, İstanbul'un pek çok güzelliğini görebilme imkanı sunmaktadır. Ayrıca, görsel yapısı nedeniyle İstanbul'u ziyaret edenlerin sıklıkla fotoğraf çektiği bir mekandır.

Kız Kulesi’nin tarihi, 2500 yıl öncesine uzanmaktadır. Geçmişi tam olarak kanıtlanmamış olsa da, Yunanlılar tarafından inşa edildiği söylenmektedir. Tarih boyunca hastane, radyo istasyonu, deniz feneri ve vergi noktası gibi birçok amaçla kullanılan Kız Kulesi günümüzde müze ve restoran olarak hizmet vermektedir. Kız Kulesi’ne ulaşım, çevresindeki kıyı ilçelerinden kalkan küçük teknelerle sağlanmaktadır. Ayrıca burada çeşitli etkinlikler de düzenlenmektedir.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethinden önce savaş stratejisi oluşturmak amacıyla hisarı inşa ettirmiştir. Bu yapının amacı, boğazdan geçen gemilerin denetimini sağlamaktır. Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan Anadolu Hisarı ile benzer stratejik özellikler taşımaktadır. Anadolu Hisarı'nın karşısında yer alan hisarın inşasında yaklaşık 300 usta ve 850 işçi çalışmıştır.

Rumeli Feneri, 65 metre yüksekliğiyle uzun yıllar deniz feneri olarak görev yapmıştır. Bu fener, İstanbul boğazından Karadeniz'e geçecek olan gemilere yol göstermektedir. Sarıyer’in Garipçe köyünde yer alan Rumeli Feneri, ziyaretçilere ücretsiz olarak açıktır.

İstanbul’un Tarihi Yapıları

İstanbul boğazının en sığ noktalarından birine inşa edilen hisarın tarihi 1300’lere kadar uzanmaktadır. Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan bu görkemli yapı, Karadeniz'den Bizanslılara gelen yardımları engellemek amacıyla inşa edilmiştir. Beykoz’da bulunan bu yapı, yaklaşık 7.000 metrekarelik bir alan kaplamaktadır ve Osmanlıların İstanbul'da inşa ettikleri ilk yapı olma özelliğini taşımaktadır.

İstanbul’un muhteşem manzarasına sahip Anadolu Kavağı, 14. yüzyılda inşa edilmiştir. Bu yapı, Bizans İmparatorluğu döneminde inşa edilen tek kale olan Yoros Kalesi’dir ve hem İstanbul’u hem de Karadeniz’i görebilmektedir. Günümüzde turistik amaçlarla kullanılan bu kale, yapıldığı dönemde oldukça stratejik bir öneme sahipti.

Doğanın Güzellikleri

Yuşa Tepesi, türbe olarak da bilinen bir alan olup, daha önce Zeus tapınağı olarak anılmıştır. Bizans İmparatorluğu döneminde inşa edilen bu tapınak, sonradan kiliseye dönüştürülmüştür. Hz. Yuşa’nın türbesi burada bulunmaktadır ve mezar uzunluğu 17 metredir. Bu uzunluğun nedeni, naaşın tam yerinin bilinmemesidir.

Bu tepe, 1850 - 1923 yılları arasında burada yaşamış olan Fransız şair Pierre Loti’nin adını taşımaktadır. Şairin ölümünün ardından, arkadaşları ve tanıdıkları tarafından bu tepeye onun ismi verilmiştir. Günümüzde çeşitli restoranlar tarafından işletilen bu alan, eşsiz Haliç manzarası için sıkça tercih edilmektedir.

İstanbul, yedi tepe olarak bilinir ve Çamlıca Tepesi de bu yedi tepeden biridir. Osmanlı döneminde en çok ziyaret edilen yerlerden biri olan bu tepe, denizden yaklaşık 260 metre yüksekliktedir. Günümüzde seyir amaçlı olarak kullanılan Çamlıca Tepesi, İBB’ye ait sosyal tesisler tarafından işletilmektedir ve özellikle hafta sonları kalabalık olmaktadır.

Belgrad Ormanı'nda kurulan Arboretum, 296 hektarlık bir alana sahiptir ve 1940 yılından itibaren koleksiyon çalışmaları yapılmaktadır.

Belgrad Ormanı'nın içinde yer alan Arboretum, huzur veren ve eşsiz bir güzellik sunan bir alandır. Sessiz ve sakin bir atmosferde, hafta sonları İstanbullular tarafından yoğun ilgi görmektedir.

Emirgan Korusu, 472.000 metrekarelik geniş bir alana sahiptir ve IV. Murat döneminde inşasına başlanmıştır. Korunun içinde yaklaşık 120 farklı bitki türü bulunmaktadır. Her yıl Lale Festivali gibi etkinliklere ev sahipliği yapan bu koruda, İBB’ye ait tesisler de mevcuttur. Kahvaltı için tercih edilebilecek üç köşk bulunmaktadır.

Tarihi ve Kültürel Değerler

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde tasarlanan koru, Mısırlı Abbas Halim Paşa’nın kızına yüz görümlüğü olarak hediye edilmiştir. 210.000 metrekarelik bir alana sahip olan bu koruda, günümüzde daha çok özel davetler ve organizasyonlar gerçekleştirilmektedir.

Kuruçeşme Hanı, 1763 yılında III. Mustafa tarafından yaptırılmıştır ve ilk dönemlerde ahır olarak kullanılmıştır. Daha sonra kereste deposu olarak işlev görmeye başlamıştır. Restorasyon çalışmalarının ardından günümüzdeki halini alan Taşhan, içinde çeşitli kafeler ve restoranlar barındırmaktadır. Gösterişli mimarisi nedeniyle birçok dizi ve film projesinde kullanılmıştır, bu nedenle pek çok kişi Taşhan’ı görmese de adını duymuştur.

Belgrad Ormanı, adını bulunduğu Belgrad Köyü'nden almıştır. 1956 yılından bu yana İstanbul Orman Müdürlüğü kontrolündedir ve geniş yürüyüş parkurları ile oturma alanları sunmaktadır. Spor alanları, kafeler, restoranlar ve çocuk parkları ile dolu olan bu alan, hafta sonları İstanbullular tarafından yoğun bir şekilde tercih edilmektedir. Doğayla baş başa kalmak için huzur dolu bir alan arayanlar için idealdir.

Gülhane Parkı, yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı saray bahçesi olarak kullanılmıştır. 1912 yılında Cemil Paşa tarafından park haline getirilerek halka açılmıştır. 100.000 metrekarelik bir alana sahip olan parkta her yıl lale festivalleri düzenlenmektedir. 1926 yılında yapılan Atatürk Heykeli, burada yer almakta ve Atatürk’ün Türkiye’deki ilk heykeli olarak bilinmektedir.

2013 yılından beri hizmet veren botanik park, yaklaşık 100.000 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Giriş bölümünde büyük dinozor heykelleri bulunan park, ardından su parkları, havuzlar ve oyun alanlarıyla devam etmektedir. Daha çok çocuklara yönelik olan bu park, doğa ile iç içe zaman geçirmek isteyenler için ideal bir yerdir.

Ali Nihat Gökbıyık, 1995 yılında eşinin anısına hatıra parkı olarak bu alanı kurmuştur. 1995 - 2002 yılları arasında çeşitli amaçlarla kullanılan botanik bahçe, 2003 yılında halka açılmıştır. Ümraniye’de bulunan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, her yıl çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapmaktadır.

Şile sınırları içinde yer alan göl, tam anlamıyla bir doğa harikasıdır. İstanbul’un kalabalığından uzaklaşmak isteyenler için ideal bir yer olan Saklı Göl, Karadeniz bitki örtüsünü Marmara’ya taşımaktadır. Son zamanlarda bölgede birçok 'kendin pişir, kendin ye' tarzı restoran hizmet vermektedir. Ayrıca piknik yapmak için de sıkça tercih edilmektedir.

1858 ile 1859 yılları arasında inşa edilen deniz feneri, Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır. Kırım Savaşı döneminde yapılan bu fener, İstanbul boğazına girecek gemilere rehberlik etmek amacıyla tasarlanmıştır. Yaklaşık 60 metre yüksekliğindeki fener, kayalıklar üzerinde yer almaktadır ve ülkemizdeki en uzun deniz feneri olarak bilinmektedir.

Adalar Belediyesi’ne ait toplamda 9 ada bulunmaktadır. Bu adalar, Prens Adaları olarak adlandırılmakta ve toplamda 5.5 kilometrekarelik bir alana yayılmaktadır. En büyük ada ise Büyükada olarak bilinir. Tarihi ve mimari açıdan önemli olan bu adalar, genellikle çiftler tarafından tercih edilmektedir. Bisiklet turları ve akülü fayton gibi aktivitelerle bölgenin tüm güzellikleri keşfedilebilir.

Mısır’ın son hıdivi Abbas Hilmi Paşa tarafından 1907 yılında inşa edilen Hidiv Kasrı, art nouveau tarzında bir yapıdır. 1.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan kasır, konum ve mimari özellikleri ile İstanbul’un en eşsiz yapılarından biridir. Son zamanlarda daha çok nişan ve düğün gibi büyük organizasyonlar için kullanılmaktadır.

Ihlamur Kasrı, İstanbul’un en huzurlu ve sakin yerlerinden biridir. Kesme taşlardan inşa edilen bu yapı, dikdörtgen bir mimariye sahiptir. Günümüzde daha çok kahvaltılar için tercih edilse de, düğün veya nişan çekimleri için de sıkça tercih edilmektedir.

Kapalıçarşı’nın tarihi 1461 yılına kadar uzanmaktadır. O tarihte temeli atılan çarşı, her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilmektedir. Kapalı Çarşı’ya her gün ortalama 300.000 kişinin girdiği söylenmektedir. Fatih’te bulunan çarşının esnafı, 09.00 - 19.00 saatleri arasında hizmet vermektedir.

Kapalı Çarşı ile bitişik olan Mısır Çarşısı, İstanbul’un en ünlü pazarlarından biridir. 1664 yılından beri varlığını sürdüren bu çarşıda baharatçılar, bitkisel yağcılar, aromatik tatlar satanlar, kuruyemişçiler ve birçok kuyumcu bulunmaktadır.

Anadolu yakasının Boğaz’a bakan kısmında yer alan koru, bu bölgenin oksijen kaynağıdır. Sultantepe’den başlayarak Kuzguncuk Tepesi’ne kadar uzanan Fethi Paşa Korusu, adını II. Mahmud ve I. Abdülhamid dönemlerinde elçilik ve valilik yapmış olan Fethi Ahmet Paşa’dan almıştır.

Caddebostan Sahili, İstanbul'un en yoğun ve hareketli sahillerinden biridir. Genellikle gençler tarafından tercih edilen bu sahil, akşamları büyük kalabalıkları ağırlamaktadır. Ayrıca sahilde spor yapmak, paten kaymak, bisiklet sürmek ve denize girmek mümkündür. Çok yönlülüğü nedeniyle İstanbullular tarafından sıkça tercih edilmektedir.

İstiklal Caddesi, İstanbul'un en kalabalık yerlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Şehre ilk kez gelenlerin görmeyi istediği bu cadde, alışveriş açısından oldukça zengindir. Farklı giyim mağazalarının yanı sıra birçok gece mekanları ve publar da ziyaretçilere hizmet vermektedir. Cadde boyunca birçok sokak sanatçısıyla karşılaşmak da mümkündür.

2003 yılında Japonya’da Türk yılı ilan edilmesiyle birlikte Shimonoseki ile İstanbul kardeş şehir olarak belirlenmiştir. Bu nedenle Baltalimanı’nda bir Japon Bahçesi oluşturulmuştur. Bahçe, şelaleler, köprüler ve göletler içermekte olup tamamen Japon kültürüne özgü bir şekilde tasarlanmıştır. Her yıl Japon turistler tarafından sıkça ziyaret edilmektedir.

800 dönümlük bir alanda kurulu olan bu bölge, 2.500 kişiyi ağırlayabilen bir amfi barındırmaktadır. Ayrıca birçok piknik alanı da mevcuttur. 17 metre yüksekliğindeki seyir terası, muhteşem doğa manzarası sunmaktadır. Sultangazi’de bulunan kent ormanına yaya olarak giriş ücretsizdir.

Sarıyer’de az bilinen bir gözlem kulesi, 2015 yılında ziyaretçilere açılmıştır. Bu proje kapsamında yaklaşık 300 metrelik bir yürüyüş parkuru da tasarlanmıştır. Bu sayede, hoş vakit geçirmenin yanı sıra İstanbul manzarası da tüm güzelliğiyle görülebilmektedir.

İstanbul’un kalabalığından uzaklaşmak isteyenler için ideal bir yer olan Aydos Ormanı, her yıl çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. 537 metre yüksekliği ile şehrin en yüksek noktası olarak bilinmektedir. Ormanın içinde büyük bir göl de bulunmaktadır.

Yaklaşık 3.000 hektarlık bir alanı kaplayan park, İstanbul’un en büyük tabiat parkıdır. 1994 yılında ziyarete açılan park, içinde birçok farklı bitki türü barındırmaktadır.

Etiketler

#İstanbul #Kadıköy #Galata Kulesi #Kız Kulesi #Anadolu Hisarı #Fatih Sultan Mehmet #Taksim #tarihi mekanlar

Videolar