İstanbul'da Anne ve Kızın Ölümü
İstanbul'da çocuk istismarına karşı adalet mücadelesi veren F.N.Ç. ve kızı H.İ.Ş. ölü olarak bulundu.
F.N.Ç., geçmişte bir vakfın yöneticisi tarafından çocuk yaşta istismara uğradığını ve daha sonra bu kişiyle evlendirildiğini, kızı H.İ.Ş.'nin ise 3 yaşından itibaren istismara maruz kaldığını dile getirmişti.
Dava süreci devam ederken, F.N.Ç. bir süredir İstanbul Kartal'daki Anadolu Adliyesi önünde adalet arayışıyla nöbet tutuyordu.
Olayın Gelişimi
Dün saat 22.00 civarında Zeytinburnu Kazılıçeşme sahiline balık tutmak için gelenler, denizde hareketsiz birini fark ederek polis ve sağlık ekiplerine haber verdi.
Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, sudan çıkarılan kadının yaşamını yitirdiğini tespit etti. Çevredeki ifadeler doğrultusunda, denizde başka bir kişinin daha olabileceği düşünülerek sahil güvenlik ekipleri ikinci bir cesede ulaştı.
Bu cansız bedenlerin 30 yaşındaki F.N.Ç. ve 8 yaşındaki H.İ.Ş. olduğu belirlendi.
Soruşturma ve Tepkiler
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili yürütülen soruşturmada gizlilik kararı ve yayın yasağı getirdi.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, sosyal medya üzerinden ölümleri doğrulayarak şu açıklamayı yaptı: "Müvekkillerimiz gericilerin kuşatmasına ve yaşadıkları bu acıya daha fazla dayanamadılar. Her bir canın hesabını sonuna kadar soracağız."
İnisiyatif, açıklamasında F.N.Ç.'nin adliye önünde yaptığı oturma eyleminde "ölüm tehditleri aldığını" ve bu durumun intihar olmadığını ifade ettiğini aktardı.
Bakanlığın Açıklamaları
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, avukat inisiyatifinin "anneye tehditlerde bulunulduğu" iddiasını yalanladı. Bakanlık, çocuğun sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığı ve annenin yönlendirmelere olumlu yanıt vermediği gerekçesiyle tedavi sürecinin aksadığına dikkat çekti.
Bakanlık, 13 Şubat 2026 tarihinde çocuğun özel bir hastaneye yatırıldığını ve tedavi sürecinin takip edildiğini açıkladı. Ayrıca, çocuğun sağlık durumunun risk altında olduğu gerekçesiyle 2 Mart'ta acil koruma kararı alındığını belirtti.
Yaşanan bu trajik olay, toplumda derin bir üzüntü yarattı. Bakanlık, sürecin adli makamlarca incelendiğini ve bazı medya organlarının durumu yanlış yansıttığını vurguladı. Tüm medya mensuplarını ve sivil toplum kuruluşlarını, bu tür konularda dikkatli olmaya davet etti.