Kadınlarda obezite, günümüzde giderek artan bir sağlık sorunu olmasının yanı sıra doğru değerlendirilmediğinde yanlış teşhis, gereksiz kaygı veya gecikmiş tedavi gibi ciddi sonuçlara yol açabilen bir durumdur. Obezite hesaplaması, genellikle basit gibi görünse de aslında birçok farklı değişkeni içinde barındırır. Dolayısıyla kadınlarda obeziteyi değerlendirmek için kullanılan yöntemlerde yapılan hatalar, kilo yönetimi süreçlerini doğrudan etkiler. Bu nedenle doğru bilgiye sahip olmak, hem sağlık profesyonelleri hem de bireyler açısından büyük önem taşır. Aşağıda, kadınların obezite hesaplama sürecinde en sık yaptığı yanlışlar ve doğru yöntemlere dair kapsamlı bilgiler yer almaktadır.
1. Yanlış: Sadece Tartıdaki Kilo Değerine Bakmak
Kadınların obezite değerlendirmesinde en yaygın yaptığı hatalardan biri, yalnızca tartıdaki rakama göre kendilerini değerlendirmeleridir. Oysa obezite sadece kiloyla değil, kilonun vücuttaki dağılımı ve yağ oranıyla ilgilidir.
Doğrusu:
Kilo tek başına anlam ifade etmez. Aynı kiloda iki kadının biri fit, biri ise yüksek yağ oranına sahip olabilir. Bu nedenle vücut yağ oranı ölçümü, bel çevresi, kas kütlesi ve genel vücut kompozisyonu mutlaka dikkate alınmalıdır.
2. Yanlış: BMI (Vücut Kitle İndeksi) Değerine Aşırı Güvenmek
BMI, boy ve kilo üzerinden hesaplanan pratik bir yöntem olsa da tek başına obeziteyi belirlemek için her zaman yeterli değildir. Özellikle kas oranı yüksek kadınlarda BMI yüksek çıkabilir fakat kişi obez değildir.
Doğrusu:
BMI yardımcı bir göstergedir ancak tek başına tanı koymak doğru değildir. Kadınlarda sağlıklı yağ oranı aralığı %21–33 kabul edilir. BMI ile birlikte yağ oranı mutlaka değerlendirilmelidir.
3. Yanlış: Yağ Oranı Ölçüm Cihazlarına %100 Güvenmek
Ev tipi bioimpedans cihazları pratik olsa da bazen ±3–5 puan hata payıyla ölçüm yapabilir. Ölçüm saatine, hidrasyon durumuna, hatta cilt ısısına bağlı olarak sonuçlar değişebilir.
Doğrusu:
Yağ oranı ölçümü her zaman aynı cihazda, aynı saatlerde ve benzer koşullarda yapılmalıdır. Kliniklerde kullanılan profesyonel cihazlar daha doğru sonuç verir.
4. Yanlış: Bel Çevresi Ölçümünü Doğru Yapamamak
Bel çevresi, özellikle kadınlarda karın bölgesindeki yağlanmanın ve metabolik risklerin en doğru göstergelerinden biridir. Ancak çoğu kadın bel çevresini göbek hizasında, fazla sıkı veya gevşek ölçerek yanlış sonuç alır.
Doğrusu:
Bel çevresi; göbek deliğinin hemen üstünden, nefes verildikten sonra rahat bir şekilde ölçülmelidir. Kadınlarda 88 cm ve üzeri bel çevresi obezite açısından risklidir.
5. Yanlış: Su Tutulmasını Yağ Zannetmek
Özellikle adet dönemlerinde kadınlarda ödem artışı olur. Tartı birkaç kilo fazla gösterebilir. Birçok kadın bu ekstra kiloyu yağlanma olarak değerlendirir.
Doğrusu:
Adet döngüsü boyunca hormonal değişimlere bağlı olarak 1–3 kg arasında değişiklik normaldir. Bu geçici bir durumdur ve yağ artışı anlamına gelmez.
6. Yanlış: Bölgesel Yağlanmayı Obezite ile Karıştırmak
Kadınların büyük bir kısmı basen, karın veya kalça bölgesindeki lokal yağlanmayı genel obezite olarak değerlendirir. Oysa bölgesel yağlanma, tüm vücut yağ oranından bağımsız olabilir.
Doğrusu:
Obezite genel bir durumdur. Bölgesel yağlanma ise vücudun belirli bölgelerindeki yağ depolanma eğilimidir. Bu nedenle genel vücut yağ oranı mutlaka ölçülmelidir.
7. Yanlış: İnternetteki Kalori Hesaplamalarına Körü Körüne Güvenmek
Pek çok kadın, internet üzerindeki standarta yakın kalori hesaplama araçlarını kullanarak kendine uygun olmayan diyet planları oluşturur. Bu araçlar genellikle kişisel metabolizma hızını hesaplayamaz.
Doğrusu:
Günlük enerji ihtiyacı, kişinin yaşına, kilosuna, hormon durumuna, aktivite düzeyine ve metabolizmasına göre değişir. En doğru hesaplama, DEXA veya RMR (dinlenik metabolizma) testiyle yapılır.
8. Yanlış: Hızlı Kilo Değişimlerini Yağ Değişimi Sanmak
Birçok kadın birkaç günde 2–3 kilo verdiğinde bunu yağ kaybı olarak görür. Oysa hızlı kilo değişimleri genellikle su ve glikojen kaybıdır.
Doğrusu:
Vücut 1 günde en fazla 200–300 gram yağ yakabilir. Haftalık sağlıklı yağ kaybı 0.5–1 kg arasıdır. Daha fazlası yağ değil, su ve kas kaybıdır.
9. Yanlış: Kıyafet Bedenine Göre Kendini Obez Saymak
Bazı kadınlar kıyafet bedenlerinin büyümesini obezite ile doğrudan ilişkilendirir. Oysa beden ölçüleri markalara göre değişiklik gösterebilir.
Doğrusu:
Kıyafet bedenleri yerine bel çevresi, yağ oranı ve BMI birlikte değerlendirilmelidir. Vücut şekli ve yağın depolandığı bölgeler de hesaba katılmalıdır.
10. Yanlış: Hedef Ağırlığı Yanlış Belirlemek
Pek çok kadın gençlik dönemindeki kilosunu “ideal kilo” olarak kabul eder ve buna göre obezite değerlendirmesi yapar. Yaş ilerledikçe metabolizma değiştiğinden bu yaklaşım gerçekçi değildir.
Doğrusu:
İdeal kilo, yaş, boy, yağ oranı ve kas kütlesi dikkate alınarak belirlenir. Kadınlarda yaş ilerledikçe yağ oranı doğal olarak biraz artabilir. Bu normal bir fizyolojik süreçtir. Önemli olan sağlıklı aralıklarda kalmaktır.
Doğru Obezite Hesaplaması Sağlıklı Yaşamın Temelidir
Kadınlarda obezite hesaplaması, farklı faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gereken kapsamlı bir süreçtir. Tartıdaki sayı, yağ oranı, bel çevresi, hormonal durum, metabolizma hızı ve yaşam tarzı bir arada incelenmeden doğru bir sonuç elde etmek mümkün değildir. Yanlış hesaplamalar, hem gereksiz kaygıya hem de yanlış diyet uygulamalarına yol açabilir. Bu yüzden kadınların obezite değerlendirirken doğru ölçüm tekniklerini kullanması, güvenilir kaynaklardan bilgi alması ve profesyonel destekle hareket etmesi son derece önemlidir.


