Moda Dünyasındaki Yenilikler
Moda alanında neler oluyor? Yenilikçi tasarımlar, ilgi çekici koleksiyonlar, en güncel trendler, ünlülerin güzellik sırları ve en popüler etkinlikler hakkında bilgi almak için haftalık e-bültenimize kaydolun.
Margot Robbie'nin Güzellik Yaklaşımı
Wuthering Heights filminin tanıtım sürecinde “metot güzellik” akımını benimseyen Margot Robbie, Viktoryen dönemin romantik ve melankolik estetik anlayışını keşfetme fırsatı yakaladı.
Metot oyunculuk, bir karakteri yüzeysel bir şekilde canlandırmaktan çok daha derin bir anlam taşır. Oyuncu, rolün psikolojisini, beden dilini ve içsel tepkilerini kendi dünyasına entegre eder. Son yıllarda bu yaklaşımın set dışına taşındığını ve kırmızı halıda da kendini gösterdiğini gözlemliyoruz. Karakterin estetik unsurları, filmin tanıtım sürecinde oyuncunun stiline yansıtılmaya başlandı. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri, Margot Robbie'nin Barbie döneminde sergilediği stil oldu. Film turu boyunca Barbie’nin arşiv referansları, renk paleti ve siluetleri karakterin evrenini kırmızı halıda yansıtmıştı. Zendaya da Dune ve Challengers dönemlerinde benzer bir strateji uygulamıştı. Kısa bir süre önce Jenna Ortega’yı Wednesday tanıtımlarında karakter atmosferini stil ve güzellik kodlarıyla benimserken gördük. Metot oyunculuğunun öncelikle stil, ardından güzellik kodlarına yayıldığını izliyoruz. Şu an ise aynı metot güzellik tekniğini, Ortega’nın koyu ve dağınık estetiğinin ardından, Robbie’nin Wuthering Heights galalarında oluşturduğu melankolik ve Viktoryen referanslı güzellik dilinde gözlemliyoruz.
Margot Robbie’nin Wuthering Heights sürecindeki güzellik kurgusu, ciltle başlıyor. Porselen ve kusursuz bir doku hedeflenmiyor; yoğun bir kapatıcılık tercih edilmiyor. Doğal bir cilt görünümü ön planda. Fondöten cildin ışıltısını tamamen kapatmıyor, cilt dokusunu görünmez hale getirmiyor. Kontür, keskin hatlarla değil, daha yumuşak ve homojen bir şekilde uygulanıyor. Ciltte matlık yok, ancak aydınlatıcı da sınırlı bir şekilde kullanılıyor. Cildin yüksek bölgeleri hafifçe canlandırılmış, fakat cam etkisi verilmemiş. Allık, cilt makyajının merkezinde yer alıyor. Filmde, karakterin yanaklarındaki rüzgar etkisi ve doğal pembelik sıkça konuşulmuştu. Robbie’nin makyaj sanatçısı, bu etki için Chanel’in No1 Lip and Cheek Balm’ını kullandığını ifade etmişti. Rengi doğal bir ışıltıyla yanaklara bırakan bu formül, gala makyajlarında da aynı şekilde tercih edilmiş. Allık, elmacık kemiğine blok hâlinde değil, doğal kızarma hattını ve ışıltısını takip ederek uygulanmış. Seçilen tonlar ise soğuk pembe ile sağlıklı şeftali arasında dengede kalıyor.
Göz ve Dudak Makyajı Detayları
Bu makyajda gözler ve dudaklar geri planda kalıyor. Göz makyajında keskin grafik çizgiler bulunmuyor. Kirpik diplerine yedirilmiş kahverengi ve gri tonlar bakışı çerçeveliyor. Eyeliner, belirgin bir hat oluşturmuyor; daha çok gölge gibi dağılmış. Maskara, kirpikleri belirginleştiriyor ancak dramatik bir yoğunluk yaratmıyor. Dudaklarda ise ten alt tonuyla uyumlu nude ve gül kurusu tonlar tercih ediliyor; sert çerçeveler makyajın dışında bırakılıyor.
Saçlar, görünümün romantik ve çabasız duruşunu sağlıyor. Sabitlenmemiş ve sert kıvrımlar içermeyen çabasız dalgalar ve buklelerle oluşturulan çeşitli saç stilleri, Margot’nun melankolik güzelliğini tamamlıyor. Serbest hareketlere sahip dalgalar bazen salık bırakılmış, bazen gevşek bir topuzda toplanmış. Bu hafif dağınık yapı, kıyafetlerin ve yaratılan atmosferin romantik tonunu güçlendiriyor.
Güzellik Anlayışının Bütünselliği
Senaryo, stil, saç ve makyaj: Bu bütünlük, tek tek makyaj adımlarının ötesinde daha büyük bir dönüşümü işaret ediyor. Jenna Ortega’nın koyu ve dağınık estetiği, bir dönemin ruh hâlini tanımlamıştı. Şimdi ise Robbie’nin doğal teni, canlı elmacık kemikleri ve serbest düşen dalgaları, farklı bir atmosferi öne çıkarıyor. Eğer dönemin estetik yönü oyuncular üzerinden şekilleniyorsa, sıradaki referansımız romantik, melankolik ve kontrollü bir doğallık olabilir.