Kültür ve Sanatın Gençler Üzerindeki Etkisi
Kültür ve sanat, gençlerin kendilerini ifade etme yollarını ve üretim alanlarını geliştiren önemli bir temel oluşturuyor. Ancak, bu alana erişim her zaman adil koşullarda sağlanamıyor. Ekonomik engeller, gençlerin kültürel etkinliklere katılımını sınırlayabiliyor. Bu aşamada özel sektörün rolü daha da belirginleşiyor. Boyner, sürdürülebilirliği gençlerin potansiyeli ve kültürel üretimle bütünleştiren kapsamlı bir bakış açısıyla ele alıyor. SanatİST desteği ile genç sanatçılarla gerçekleştirilen iş birliklerinden, mağaza deneyimlerini sanatsal uygulamalarla birleştiren projelere kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Boyner Büyük Mağazacılık Kurumsal İletişim Direktörü Oya Uzun ile markanın kültür ve sanatı sürdürülebilirlik vizyonuna nasıl entegre ettiğini konuştuk.
Sürdürülebilirlik ve Kültürel Katkı
Boyner, sürdürülebilirlik anlayışını insan, doğa ve kültürel birikimi bir arada değerlendirerek, geleceğe kalıcı değerler bırakmayı amaçlayan bir bakış açısı olarak tanımlıyor. Mevcut ihtiyaçların yanı sıra gelecekteki beklentileri de göz önünde bulundurmak bu anlayışın temelini oluşturuyor. Bu yaklaşımın toplumsal boyutunda kültür ve sanat kritik bir rol oynuyor, çünkü bu alanlar düşünmeyi, üretmeyi ve birlikte var olmayı teşvik ediyor.
Gençler, bu üretim alanında en dinamik oyuncular olarak öne çıkıyor. Onların enerjisi, kendilerini ifade etme şekilleri ve değer yargıları, iletişimden deneyim tasarımına kadar birçok alandaki iş yapma biçimimizi etkiliyor. Müşteri portföyümüzün %35'inin 35 yaş altındaki bireylerden oluşması ve genç müşteri oranının artışı, gençlerle olan ilişkimizin güçlendiğini gösteriyor. Bu anlayış doğrultusunda, yeni nesil mağazacılık projeleri kapsamında sanat projelerimizi gençlerle birlikte tasarlıyoruz. İlişkilerimizi tek yönlü bir iletişim yerine karşılıklı üretim ve etkileşim üzerine inşa ediyoruz. Boyner, genç sanatçılar için sadece bir destekçi değil, aynı zamanda eserlerini görünür kılan ve geniş kitlelere ulaştıran bir platform olarak konumlanıyor. Sanatı erişilebilir hale getirme amacımızın temelinde bu anlayış yatıyor.
Kültür-Sanatın Erişimi ve SanatİST Projesi
Kültür ve sanatın değeri tartışmasızdır. Ancak bu değere kimlerin erişebildiği asıl belirleyici unsurdur. KONDA verileri, ekonomik sebeplerle bu imkanlardan yoksun kalan geniş bir genç kitle bulunduğunu gösteriyor. Bu durum, sanat alanındaki katkılarımızı erişimi artırmaya yönelik bir çerçevede planlamamıza sebep oldu. TOG'un konser, tiyatro, dans ve opera gibi farklı sanat disiplinleri ile gençlerin buluşmasına olanak tanıyan SanatİST projesini bu çerçevede destekliyoruz. SanatİST projesi aracılığıyla 200'ü aşkın gencin 17 farklı etkinliğe katılmasına katkıda bulunduk. Bizim için en önemli olan, kültür ve sanatın daha kapsayıcı bir platformda var olmasına yardımcı olmaktır. Destek yaklaşımımızı, erişimi artıran ve gençlerin sürece dahil olmasını kolaylaştıran programlara öncelik vererek şekillendiriyoruz.
Gençlerin Kişisel Gelişimi ve Sosyal Fayda
SanatİST kapsamında gençlerin konserden operaya uzanan geniş bir etkinlik yelpazesine katılması sağlandı. Bu deneyimlerin gençlerin kişisel ve sosyal gelişimlerine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Boyner ile TOG'un iş birliği, klasik sponsorluk anlayışının ötesinde nasıl bir sosyal fayda modeli sunuyor?
Kültür ve sanatla kurulan bağ, gençlerin ilgi alanlarını ve dünya algılarını şekillendiriyor. Bir konser veya sahne deneyimi, farklı düşüncelerle tanışma, kendini ifade etme ve düşünsel sınırları genişletme fırsatları sunuyor. Ortak kültürel alanlarda bulunmak, empati geliştirme, diyalog kurma ve farklılıklara alan açma yeteneklerini artırıyor. Bu nedenle, bu süreci gençlerin toplumsal yaşamda daha bilinçli ve özgüvenli bir şekilde yer almalarını destekleyen bir gelişim alanı olarak görüyoruz. TOG ile yaptığımız iş birliği sadece bir etkinliği desteklemekle kalmayıp, gençlerin kültürel hayata katılımını mümkün kılan bir alanı güçlendirmeyi hedefliyor. Bu iş birliğini, gençlerin potansiyellerini ortaya çıkaran ve sosyal etkiyi zamanla artıran ortak bir sorumluluk anlayışı olarak tanımlıyoruz.
Özel Kutulardan SanatİST'e Destek
Genç sanatçılarla yürüttüğümüz iş birlikleri, gelişen ve derinleşen bir yaklaşımın parçasıdır. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü'nden beş öğrencinin tasarladığı hediye kutuları, genç üretimi görünür kılma hedefimizin önemli adımlarından biriydi. Özel desenlerle süslenmiş bu kutular aracılığıyla genç tasarımcıların eserlerini tüm Türkiye ile buluşturarak, elde edilen gelirle üniversiteye ve öğrencilerin eğitimine katkıda bulunmayı amaçladık. Sanatı mağazacılık deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getirirken çeşitli projeler gerçekleştirdik. BASE iş birliğimiz de bu anlayışın bir parçasıdır. Amacımız, genç sanatçıların eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak ve alışveriş deneyimini kültür-sanatla daha güçlü bir bağ kuran bir yapıya dönüştürmekti. 'Hayal', 'umut', 'coşku' ve 'paylaşma' temalarından ilham alarak; Begüm Malkoçlar, Cemre Beyza Yağız ve Onur Arno Yıldız'ın eserleri bu kutulara taşındı. Mağazalarımızda ve boyner.com.tr'de satışa sunulan bu özel kutulardan elde edilen gelir, SanatİST projesine aktarılıyor. Böylece alışveriş deneyimi, kültür-sanat alanına doğrudan katkı sağlayan bir modele dönüşüyor. Her kutunun başka bir gencin kültür-sanat yolculuğuna katkı sunduğunu bilmek, projenin en anlamlı yanlarından biridir. Gelecek dönemlerde de bu etkiyi büyütmeye devam edeceğiz.
Kurumsal Kimlik ve Sanat Projeleri
Kültür-sanat odaklı projeler, Boyner markasının kurumsal kimliği ve iletişim dili ile nasıl örtüşüyor? Boyner'in marka duruşu, estetik ile hikayeyi bir araya getiren ve yaratıcılığa alan açan bir anlayışa dayanıyor. Hayatın içindeki anlara değer katma yaklaşımı bu duruşun merkezindedir. Sanat projeleri bu nedenle markamız için ayrı bir başlık değil, estetik ve ifade odaklı kimliğimizin doğal bir parçasıdır. Sanatın özgün ve cesur dili, Boyner'in yaratıcı iletişim tonuyla örtüşmektedir. Bu kimlik, öncelikle mağaza deneyiminde kendini gösteriyor. Mağazalarımızda sanatı kalıcı bir unsur olarak konumlandırıyoruz. Bugün sanat koleksiyonumuz 84 esere ulaşmış durumda. Koleksiyonumuzda farklı materyallerden üretilen birçok eser yer almaktadır. Genç sanatçıların çalışmaları bu yapının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. İleri dönüşüm eserleri, dijital enstalasyonlar ve interaktif uygulamalarla sanatın farklı ifade biçimlerini ziyaretçilerimizin günlük deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyoruz. Moda ile sanatın aynı mekanda eşit estetik değerle konumlandığı bu yapı, alışverişi keşif ve karşılaşma alanına dönüştürüyor. Bu estetik yaklaşım, koleksiyonlarımıza da yansıyor. Hediye kutusu projelerimiz ve sanatçıların özgün çalışmalarını moda parçalarına taşıdığımız 'Art Pieces' koleksiyonlarımız da aynı çizgide ilerliyor. Modayı kişisel ifade biçimi olarak ele alıyor ve iletişim dilimizi bu bütüncül yapıyı destekleyecek şekilde oluşturuyoruz.
Gelecek Vizyonu ve Toplumsal Etki
Kültür-sanatla kurulan bağın yaygınlaşması, zamanla yalnızca bireysel değil toplumsal ölçekte de dönüştürücü bir etki yaratıyor. Daha fazla gencin bu alana erişebilmesi, ortak kültürel zeminin güçlenmesi anlamına geliyor. Farklı bakış açıları arasında daha güçlü bir iletişim kurulması sağlanıyor. Bu temas arttıkça, birbirini anlama, birlikte düşünme ve üretme yetenekleri de güçleniyor. Biz de bu bakış açısıyla sanat projelerimiz aracılığıyla gençlere alan açmaya, onların üretimlerini görünür kılacak platformlar oluşturmaya ve potansiyellerini sergileyebilecekleri alanlar yaratmaya devam edeceğiz.
BİST hisse verileri 15 dakika gecikmeli verilerdir. BİST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST'e aittir ve tekrar yayınlanamaz. Veriler Forinvest tarafından sağlanmaktadır.