Funda ÖZYURTKöşe YazarıArtvin Barından Ata Barına: Bir Toprağın Onuru ve Atatürk sevgisi
Sesli Dinle
Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.
Anadolu, binlerce yıllık tarihinin süzgecinden geçirdiği ritimlerini, ezgilerini ve danslarını birer yaşam felsefesi olarak bugünden yarına taşımıştır. Bu kadim coğrafyanın en gururlu, en dik duruşlu simgelerinden biri de hiç şüphesiz Artvin barlarıdır. Karadeniz’in hırçın yamaçlarından Kafkasların rüzgârına uzanan bu eşsiz dans; yalnızca ayakların yere vuruluşu değil, bir milletin onurunun, kardeşliğinin ve asla bükülmeyen bileğinin sesidir.
Toprağın Sert Yüzünden Kardeşliğin Halkasına
Artvin barı; dağların sarp kayalıklarında doğaya meydan okuyan, imece ruhuyla omuz omuza kenetlenen insanların ortak dilidir. Horonun o fırtınalı dalgalanmasından farklı olarak bar, ağır ama sarsılmaz adımlarla bir kök salma hikâyesidir. Oyuna duranlar birbirine öyle bir kenetlenir ki sanki aradan yüzyıllar geçse de çözülmeyecek bir çelik kafes örülür. İşte o an, bireyin benliği yok olur; yerini "biz" olmanın, omuz omuza vermenin kutsal inadı alır.
Tarihi Bir An: Artvin Barının "Atabarı"na Dönüştüğü An
Artvin barının o mert, ölçülü ve davetkâr yapısı, Türk milletinin özgürlük mücadelesinde ve Cumhuriyet devrimlerinde kazandığı manayla kusursuz bir bütünlük oluşturur.Bu bağın en somut ve gurur verici tarihi dönüm noktası ise 1936 yılında gerçekleşmiştir.
O dönemde Balkan Oyunları Festivali’ne katılan Artvin mahalli halk oyunları ekibi, Atatürk’ün huzurunda gösteri yapmak üzere davet edilir.Sahnelenen Artvin barı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün o kadar çok hoşuna gider ki oyunun bitiminde tekrar oynanmasını ister. Bununla da kalmaz; büyük bir coşkuyla "barbaşı" (oyun lideri) olarak ekibe dahil olur ve halkın arasında, onlarla birlikte bizzat oynamaya başlar.
Atatürk’ün zeybeği nasıl ki efelerin mertliğini ve halkın özgürlük sevdasını simgeliyorsa, o gün ekiple birlikte halkaya girdiği Artvin barı da bu toprağın evlatlarının vatan sevgisini ebediyen mühürlemiştir. Bar ekibinin yere diz çöktüğü an toprağa duyulan derin hürmetin, ayağa fırlayıp gökyüzüne uzandığı an ise bağımsızlığın ve hürriyetin haykırışıdır.Atatürk'ün o çembere dâhil olmasıyla birlikte bu asil dans, resmen "Atabarı" adını alarak Türk kültür mirasına altın harflerle yazılmıştır.
Kadim Mirası Geleceğe Taşımak
Bugün sahnelerde, meydanlarda ya da cumhuriyet coşkusunun kutlandığı en görkemli salonlarda Atabarı'nı oynamak; sadece folklorik bir gösteri değil, atalarımızın ruhuna ve Atatürk’ün o sıcak hatırasına salınan gururlu bir selamdır. O davulun tok sesi göğü inlettiğinde, kalplerimiz aynı asil ritimle çarpar.
Bizler bu topraklarda başımız dik, adımlarımız emin yürüyebiliyorsak; bunu o kadim barlarda omuz omuza kenetlenen atalarımızın yüreğine ve o bağımsızlık ateşini yakıp Artvin barını "Atabarı" gururuyla taçlandıran Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz. Artvin barı; dün olduğu gibi bugün de bu milletin ortak bağrında, hürriyetin ve kardeşliğin en asil destanı olarak yaşamaya devam edecektir.
Sanatla, Cumhuriyet’le ve hep sevgiyle kalın.