İçeriğe geç
25 Ekim 2026 Pazar
Menekşe FAKIKöşe Yazarı

ZORBAYI KİM ZORBA YAPTI? (AKRAN ZORBALIĞI)

0 okunma5 dk okuma
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Sınıfta bir çocuk, arkadaşının eşyasını yere atıp gülüyor ya da ona başka bir şekilde zarar veriyor. Herkes anında zorbalık yapan çocuğu etiketliyor ve şiddet, şiddetle telafi edilmeye çalışılıyor. Çocuk daha önce de zaman zaman benzer davranışlar sergilediği için zaten dışlanmış durumda. Olay sırasında ve sonrasında onu "canavar" ilan ediyoruz. Oysa canavar olarak gördüğümüz çocuk bir anda o hale gelmedi. Çoğu zaman tek istediği görülmek ve hissedilmek.

Hayata zorbalık yapan çocuğun penceresinden de bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden yazımda akran zorbalığını farklı bir yönden ele almak istedim.

Çocuk, görülmek için şiddete başvurur. Ya da herkese karşı nefret geliştirdiği için dünyanın yalnızca şiddetten ibaret olduğunu kanıksar. Çünkü çocuk gördüğünü yapar. Dolaysıyla zorbalık bir anda ortaya çıkmaz. Çocuğun bunu öğrendiğini ya da kendisinin de zorbalığa maruz kaldığını düşünmek gerekir. Yaklaşımlarımız da  ona göre olmalıdır.

"Bu çocuğa zorbalığı kim öğretti? Neden ara sıra ya da sık sık böyle davranıyor?" gibi sorular aklımıza gelmeli. Peki kaynağı bulmak için neden çaba göstermiyoruz? Biz büyükler olarak nerede yanlış yaptık da bu çocukların sessiz çığlıklarını duyamaz olduk? Belki kolayımıza geldiği için, belki de böyle davranan çocukların sayısı her geçen gün arttığı için normalleştirdik.

Zorbalığın kökenleri neler olabilir?

Evde şiddete tanık olması ya da kendisinin şiddet görmesi

Sürekli eleştirilmesi, değersiz hissettirilmesi

İlgisizlik, görülmemek

Kendisinin nitelikli duygusal zorbalığa uğraması

Sürekli yalnız kalması

Duygu ve düşüncelerini paylaşabileceği sohbet ortamlarının olmaması

Yaşına uygun sorumlulukların verilmemesi

Aile içi düzensizlikler ve olumsuz durumlar

Ailede ve okulda etiketlenmesi

Gereğinden fazla rekabet ortamı

Kıyaslanması

"Erkek adam ağlamaz", "Vur sen de, kız gibi durma ,kız dediğin" gibi öğretilen kalıplar

Bu sorunların bir ya da birkaçı bir araya geldiğinde "zorba-mağdur" kısır döngüsü oluşur. Bu döngü içerisinde çocuk güçsüzlük hissini güçle örter, öfkesini kendinden zayıf olana aktarır, kendini şiddetle kabul ettirmeye çalışır ve şiddeti bir güç göstergesi sanır.

Zorbalık uygulayan çocuğun eylemi mazur görülemez, mağdurun acısı da asla küçümsenemez. Ama anlamak, mazur görmek değildir.

Peki ne yapılmalı?

1.Acil müdahale: Okulda ya da sokakta böyle bir durumla karşılaşıldığında önce şiddet durdurulmalı, mağdur korunmalı, zorba çocuğu zarar vermemesi için anında müdahale edilmeli. İki çocukla da ayrı ayrı ilgilenilmelidir. Çünkü zorbalık uygulayan çocuk için ayrı, mağdur çocuk için ayrı çabalar gerekir. Bu dengeyi olay esnasında her iki tarafında zarar görmemesi için iyi korumak gerekir. Ama sonrasında zorba kullanan çocuğa da empatiyle yaklaşıp, uzun zaman dilimine yayarak, destek sürecine başlanmalıdır.

2. Yaptırım: Çocuğun eyleminin sonucunda uygulanacak yaptırım belirlenmelidir. Ancak yaptırım ya da ceza tek başına döngüyü kırmaz. Mutlaka psikolojik destek gereklidir.

3. Uzun vadeli çözüm: Sorunun kaynağına inmek için sorumluluk dağılımı çerçevesi oluşturulmalıdır. Bu çerçeveye aile, okul, medya, empati eğitimi veren eğitim sistemi ve ruh sağlığı uzmanları dahil edilmelidir. Rehberlik servisi, aile desteği, duygu düzenleme becerileri ve empati eğitimi birlikte yürütülmelidir.

Bu çerçevede sürdürülebilir bir program oluşturulmalı ve çocuklar olumlu davranışlar edinmeleri için desteklenmelidir. Bu davranışları pekiştirmek için çocuklar sosyal beceri, bilişsel gelişim , özgüven gelişimi, empati kurabilme , kendini ifade edebilme ve keşfedebilme becerilerini geliştirebileceği etkinliklere dahil edilmelidir.

Aslında o çocuk, sınıf arkadaşına zarar verirken bize kendisinin sürekli bir zorbalığa maruz kaldığını da göstermiş olabilir.  Yani demem o ki önlem almazsak "Bir sonraki zorbaları kimler yetiştirecek?"

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Menekşe FAKI — diğer yazılar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.