Menekşe FAKIKöşe YazarıİKİNCİ AŞAMAYI GEÇEMEYEN EVLİLİKLER
Sesli Dinle
Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.
Aşk, insanlık tarihi boyunca şairlere ilham veren, düşünürleri meşgul eden en köklü duygulardan biridir. Ancak aşk tek bir haldan ibaret değildir. Dünya da her şeyin bir aşaması olduğu gibi aşkın da aşamaları vardır ve 3 aşamadan oluşur. Her ilişki, tıpkı mevsimler gibi farklı evrelerden geçer ve bu evrelerin nasıl yaşandığı ilişkinin kaderini belirler. Bu 3 aşamaya daha ayrıntılı bakalım.
1. Aşama: Heyecan ve Enerji
Hiçbir sorunun olmadığı, her şeyin yolunda gittiği bu dönemde iki taraf da geleceğe dair heyecan ve enerji doludur. Güzel sözler ve davranışlar kendiliğinden ortaya çıkar. Kişiler olumsuz yönlerini çoğunlukla gizler, çünkü bu dönem karşılıklı kabul görme çabasıyla geçer. Bu yüzden çiftler gerçek kişiliklerini tam olarak sergilemez, daha çok bir gösteri sunar. Tıpkı baharda doğanın canlanması gibi kalplerde çiçekler açar, kuşlar öter, karnımızda kelebekler uçuşur. Biz bu döneme flört dönemi diyoruz. Güzeldir, ama gerçeğin tamamı değildir. Sadece hayallerden ibarettir.
2. Aşama: Zorlukların Başlangıcı
Bu dönem, evliliğin temellerinin atılmaya başlandığı, ilişkinin yeni bir boyuta geçtiği evredir. Ya da evliliğe adım atılmadan ilişkin sonlandığı dönemdir. İleriye dönük planlar yapılırken farklı sorunlar da kendini göstermeye başlar. Büyükler devreye girer. Alınacak eşyalar, altınlar ve "benim oğlum, benim kızım" diyerek yapılan gereksiz koruma girişimleritartışma konusu olur. İki farklı yapıdan gelen çiftlerin beklentileri ve istekleri de çoğu zaman örtüşmez. Ekonomik şartlar da ayrı bir sınavdır: bütçeyi aşan harcamalar, ihtiyaçların tek tarafa yıkılması gibi durumlar gerilim yaratır. Buna yakın çevrenin töre ve adetlerden kaynaklanan baskısı eklenince ilk çatışmaların temelleri atılmış olur. Artık gerçeklerle yüzleşme zamanıdır.
Cesareti kırılan bazı çiftler, küçük bir diyalog eksikliği, ihmal, açılmayan bir telefon, konuşulmaya çekinilen küçük konular ya da bir seyahat planı gibi ufak meseleler yüzünden bile tartışmaya başlanır. Zamanla bu tartışmalar ilişkiden vazgeçme düşüncesini beraberinde getirebilir. Oysa iki taraf da sorunları birlikte çözmeye istekliyse sürdürülebilir yollar bulunabilir. Devamında da dinamikleri sağlam olan evliliğin temeli atılmış olunur. Aksi halde ise ilişki ya sonlanır ya da sorunlu bir evliliğin temelleri atılır.
3. Aşama: Gerçek Sevgi
En güzel dönem budur, çünkü zorluklar bir şekilde aşılmıştır. Taraflar birbirini gerçekten tanımaya başlamış, sorunları nasıl çözeceklerini öğrenmiştir. Gerçek sevgi bu aşamada ortaya çıkar ve büyür. Yeni bir çekirdek aile dinamiğinin zemini hazırlanmıştır. Çift birbirine saygı ve şefkatle yaklaşmanın yolunu bulmuş, birbirinin güçlü ve zayıf yönlerini görüp kabullenmiştir. Yıllar geçtikçe aralarındaki bağ derinleşir. Bu dönem, çiftin sevgisinin derinliğini tanıyıp takdir edebildiği dönemdir.
Sorun Nerede Başlıyor?
Bu üç aşamaya bakarak günümüz evliliklerini değerlendirdiğimizde, boşanan ya da boşanma noktasına gelen çiftlerin çoğunlukla ikinci aşamada takılıp kaldığını görüyoruz. Zamanında konuşulmayan, çözülmeyen sorunlar kronikleşiyor ve her yeni mesele eskilerin üzerine ekleniyor. Bunun sonucunda toksik bir iletişim yerleşiyor. "Biz" dili yerini "sen" ve "ben"e bırakıyor, çiftler zamanla birbirine yabancılaşıyor, duygusal ve sosyal açlık büyüyor.
Ardından aile içi şiddet ve boşanmalar kaçınılmaz hale geliyor. İki kişinin çıktığı kutsal yolda hem kendileri hem de aileleri yıpranıyor. Daha da üzücü olan, aşılamayacak sorunlarla boğuşan ailelerin sayısının her geçen gün artması. Yıpranan her aile, toplumun dinamik yapısını da biraz daha zayıflatıyor. Tıpkı dağın tepesinden yuvarlanmaya başlayan bir kar topunun aşağı indikçe büyüyüp devasa bir çığa dönüşmesi gibi.
Çözüm, ikinci aşamayı bir son değil, bir geçit olarak görmekten geçiyor. Sorunları ertelemeden konuşmak, çevrenin baskısına karşı birlikte durmak ve "kim haklı" yerine "nasıl çözeriz" diye sormak, çiftleri üçüncü aşamaya taşıyan en sağlam adımlardır. Unutmayalım ki gerçek sevgi, hiç zorluk yaşamamakla değil, zorlukları birlikte aşabilmekle büyür.