İçeriğe geç
27 Ekim 2026 Salı
Funda ÖZYURTKöşe Yazarı

Kızıldeniz’in Lezzet Masalı: Sharm El Sheikh’te Pazarlık, Baharat ve Cüzdan Dostu Sofralar

Giriş: 0 okunma4 dk okuma
Kızıldeniz’in Lezzet Masalı: Sharm El Sheikh’te Pazarlık, Baharat ve Cüzdan Dostu Sofralar
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Sharm El Sheikh denince akla önce mercan resifleri, rengarenk balıklar ve sonsuz bir mavi gelse de, seyahatin en keyifli kısımlarından biri de o coğrafyanın mutfağına ve sokak kültürüne karışmaktır. Denizden çıkıp şehrin hareketli damarlarına karıştığınız anda sizi başka bir ritim karşılar: Pazarlığın ezgisi, baharatın kokusu ve şaşırtıcı derecede cüzdan dostu sofralar...
Çarşı Pazarın Altın Kuralı: Önce Yarısını Teklif Edin!
Mısır sokaklarında alışveriş yaparken, ellerinizdeki deniz gözlüğünü veya hediyelik eşyaları incelemeden önce bilmeniz gereken tek bir kural var: Asla ilk söylenen fiyatı ödemeyin!

Yerli esnaf o kadar çok pazarlık rutinine alışmış ki, size kapıyı zaten ürünün gerçek değerinin en az iki katıyla açıyor. Dolayısıyla strateji net: Önce istenen fiyatın yarısını teklif edin. Bu bir nevi karşılıklı oynanan neşeli bir tiyatro oyunu; esnafın gülümseyerek "Olmaz" demesiyle başlayan pazarlık, sonunda her iki tarafın da mutlu olduğu ortak bir noktada mutlaka buluşuyor.

Geleneksel Tatlar ve Baharatın Gücü
Masaya oturduğunuzda ise sizi Kızıldeniz’in köklü kültürüyle harmanlanmış geleneksel bir mutfak bekliyor. Geleneksel tatları denemek bu işin olmazsa olmazı; zira Mısır mutfağı, Doğu'nun ve Kuzey Afrika’nın tüm zenginliğini tabaklarınıza taşıyor.

Baharat Baskını: Yemekler son derece lezzetli, evet; ancak küçük bir uyarı, oldukça baharatlılar. Damak tadınız hafif lezzetlere alışkınsa, ilk lokmalarda bu yoğun baharat fırtınası sizi biraz şaşırtabilir ama kesinlikle bağımlılık yapıyor.
Meyve Zenginliği ve İnanılmaz Fiyatlar
Kızıldeniz ikliminin sunduğu o muazzam meyve çeşitliliğinden bahsetmeden geçmek olmaz. İçecekler konusunda buraların en büyük lüksü, taze ve zengin meyvelerle hazırlanan kokteyller.

İşin en güzel yanı ise şu: Sharm El Sheikh’te restoranlar hiç de pahalı değil. Bugünün ekonomik standartlarında, dışarıda yemek yemek İstanbul’daki pek çok yerden çok daha hesaplı hissettiriyor:
Nar gibi pişmiş nefis bir kebaba yaklaşık 300-400 TL ödeyerek ulaşabiliyorsunuz.
Yanına taze sıkılmış, tropikal dokunuşlu mango ve muzlu meyve kokteylini ise 200 TL civarında içebiliyorsunuz.
Hatta dışarıda alkol tüketmek isteyenler için bile rakamlar makul seviyelerde; alkollü içeceklerin kadehi ortalama 350-400 TL civarına denk geliyor.
Ne yememeli diye soranlara ilk cevabım: DONDURMA!.. Burada dondurma buz, meyve ve yoğun şeker. 
Son Söz
Sharm El Sheikh; sadece su altında değil, sahil kenarındaki masalarda da cömertliğini gösteriyor. Çarşıda sıkı bir pazarlıkla başlayan macera, taptaze meyve kokteylleri ve baharat kokulu kebaplarla taçlandığında, bu coğrafyanın ne kadar renkli ve kucaklayıcı olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Denizden sonra masaya kurulmak, işte tam da bu yüzden buranın en tatlı ritüeli.

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Funda ÖZYURT — diğer yazılar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.