İçeriğe geç
28 Ekim 2026 Çarşamba
Funda ÖZYURTKöşe Yazarı

Kimine göre uğursuz, Mısır’da TANRIÇA

Giriş: 0 okunma5 dk okuma
Kimine göre uğursuz, Mısır’da TANRIÇA
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Seyahat etmek bazen devasa antik yapıları, mercan resiflerini ya da gün batımlarını keşfetmekten ibaret değildir; bazen o şehrin ruhunu, kapınızı her sabah neşeyle çalan minik patilerin gözlerinde bulursunuz. Sharm El Sheikh’te kaldığım mütevazi bungalovların, seyahatimin en unutulmaz hatırası hiç şüphesiz oradaki kısacık ipeksi tüyleriyle patili dostlarım beş kardeş kedi oldu. 

Dördü simsiyah kömür karası, biri alacalı beş kardeş... Her sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte otel odamın kapısında beni karşılıyorlardı. Misafirlerine sahip çıkan kıymetli evsahipleriydi onlar… Nitekim her sabah kahvaltıda beraberdik. En çok da yumurtalarımızı paylaştık. Peki, Mısır topraklarında kedilerin bu kadar özel, bu kadar hayatın merkezinde olmasının kökeni nereye dayanıyor? Ve neden sokakların her köşesinde (baka coğrafyalarda uğursuzluk sayılan) en çok da kara kediler var… Peki, Mısır topraklarında siyah kedilerin bu denli baskın ve dikkat çekici olmasının sırrı nerede saklı?

Antik Miras ve Sokağın Sahipleri
Cevap, binlerce yıllık tarihin en kadim sayfalarında gizli. Antik Mısır’da kediler sıradan evcil hayvanlar değil, evleri, kadınları ve bereketi koruduğuna inanılan kedi başlı tanrıça Bastet’in yeryüzündeki kutsal temsilcileriydi. Batı kültürünün batıl inançlarla siyah kedilere yüklediği haksız "uğursuzluk" algısı, bu topraklara hiç uğramamıştır. Aksine, Mısır’da siyah kediler her zaman birer koruyucu, şans ve bereket simgesi olarak kabul görmüştür.
Yıl boyunca hüküm süren sıcak iklimin sunduğu elverişli koşullar ve yerel halkın sokak hayvanlarına gösterdiği o merhametli, geleneksel hoşgörü birleşince; bu asil varlıklar sokakların, çarşıların ve sahil kenarlarının vazgeçilmez sahipleri haline gelmiştir.

Nil Kıyılarından Günümüze: Kutsal Tanrıça Bastet ve Kedilerin Tarihi
Mısır’da kedilerle kurulan bu derin bağ, bugünün turistik sokaklarından çok öteye, binlerce yıllık kadim bir tarihe uzanır. Antik Mısır’da kediler sıradan evcil hayvanlar değildi (bugün hala envayi çeşit hediyelik eşyada figüratif olarak da görmektesiniz). Evleri, aileleri, kadınları, doğurganlığı ve bereketi koruduğuna inanılan kedi başlı tanrıça Bastet’in yeryüzündeki kutsal temsilcileri veya ilahi yoldaşları olarak kabul görürlerdi.

Tarımın Gizli Kahramanları: Kediler ilk başta, Mısır’ın hayati damarı olan tarım ürünlerini ve tahıl ambarlarını tehdit eden kemirgenleri, zehirli yılanları avlayarak çiftçilerin en büyük yardımcısı oldu. Bu pratik fayda zamanla kutsal bir hayranlığa dönüştü.
Tarihçilerin Dilinde Kedi Saygısı: Antik dönem tarihçileri Herodotus ve Diodorus Siculus, Mısırlıların kedilere gösterdiği olağanüstü saygıyı kaleme almışlardır. Kedilere zarar vermenin en büyük suçlardan sayıldığı, hatta tarihsel kayıtlara ve efsanelere göre kedilere kasıtlı ya da kazaen zarar verenlerin halkın gazabına uğradığı bilinmektedir. Onlar için özel mezarlıklar yapılmış, mumyalanarak tanrılarına adanmışlardır. 

İşte o köklü tarihsel miras, bugün Mısır sokaklarında gezen her kedinin geneline sinmiş olan o asil ve dokunulmaz havanın asıl sebebidir.

Kedilerin Gözünden Şehirler: Sharm’dan Ankara ve İstanbul’a
Dünyanın farklı coğrafyalarında kediler, o şehrin karakterini ele verir. Mısır’ın o güneş banyosu yapan, antik tanrıların izini taşıyan gizemli kara kedileri insanı başka bir zamana taşır. 

Pati dostlarımızı düşününce coğrafyalar nasıl da birbirine bağlanıyor:

Bir yanda Ankara’nın o ipeksi, bembeyaz tüyleri ve masmavi-kehribar gözleriyle asalet abidesi olan meşhur Ankara kedileri,
Diğer yanda İstanbul’un sokaklarını, parklarını ve tarihi sur diplerini renklendiren o neşeli, rengarenk tekirler ve sarmanlar...

Kahvaltıda peynirimi ve yumurtamı paylaştığım beş minik kardeş; dilimiz, dinimiz veya coğrafyamız ne olursa olsun, patilerin dili evrenseldir.

Kim bilir; İstanbul’un renkli kedileri, Ankara’nın bembeyaz kedileri, Sharm El Sheikh’in kara kedileri... Belki de bu muazzam coğrafi mozaik, bu güzel şehirleri birbirine bağlayan en samimi kardeşlik köprüsüdür.

 

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Funda ÖZYURT — diğer yazılar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.